YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15925
KARAR NO : 2015/2971
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi’nin 2003/855 diş sayılı dosyası ile tespit edilip, Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/685 Esas sayılı dosyası ile de kamu davası açıldığını, davalıların hükümlülüğüne karar verildiğini ve tecavüze devam etmeleri nedeniyle 2004/137 Esas sayılı bir başka ceza davasında da davalıların aleyhine sonuçlandığını ileri sürerek tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 22/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar (karşı davacılar) vekili, zamanaşımının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak da davacının kullandığı tasarımların da taklit olduğunu savunarak asıl davanın reddini ve karşı dava olarak da davacının dayandığı tasarımların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 25.05.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; davacı vekilinin 554 sayılı KHK’nın 52. maddesinin a bendine göre tazminat istediği, alınan bilirkişi raporunda taklit ürün bakımından davacı defterinde yapılan incelemede 5 yıllık sürede kâr kaybında ciddi düşüşler olduğu, düşüşün davalının piyasaya çıkan taklit ürünü sonucu olduğu ve talep edilen 10 bin TL kâr kaybının uygun olduğunun ifade edildiği, raporda 2003 ile 2007 dönemi baz alınarak 4 yıllık bir dönem üzerinde dava konusu ürün bazında da 10.000 TL kâr kaybının makul olduğu belirtilmişse de; gerek taklit ürünlerin ticari defterlere aynen yansıtılmaması nedeniyle davalı tarafın ürettiği gerçek miktarın tesbit edilememesi ve gerekse davacı kârındaki düşüşün tamamının taklit ürüne bağlanmasının da gerçekçi olmaması nedeniyle gerçek kâr kaybının tesbiti mümkün olmadığından Türk Borçlar Kanunu’nun 51, 52. maddeleri de dikkate alınarak takdiren 7.000 TL maddi tazminatın hüküm altına alınmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, önceki karar ile hüküm altına alınan manevi tazminat 22/01/2004 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, Türk Borçlar Kanunu 54 ve 55. maddesi dikkate alınarak 7.000 TL maddi tazminatın 22/01/2004 tarihinden ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 358,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.