Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16319 E. 2015/11590 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16319
KARAR NO : 2015/11590
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/05/2014 tarih ve 2010/26-2014/287 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin de ortağı olduğu dava dışı ….’nin maliki olduğu şirketin tek taşınmazının ortaklar kurulu kararı olmaksızın şirket müdürü tarafından kötüniyetli olarak muvazaalı bir şekilde davalıya devredildiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapunun iptali ile şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, muvazaalı işlem iddiası ile ilgili olarak herkesin dava açmasının mümkün olduğu, dava konusu taşınmazın şirket ortağı ve müdürü olan … tarafından davalıya satıldığı, şirket ortaklar kurulunda bu yönde bir karar alınmadığı, dava konusu taşınmazın şirketin sahip olduğu tek mal varlığı olduğu, dava konusu taşınmazın tapuda 300.000 TL bedelle satıldığı, oysa taşınmazın satım tarihi itibariyle değerinin 859.040 TL olduğu, satış bedeli ile dava konusu taşınmazın gerçek bedeli arasında yaklaşık 3 kat oranında oransızlık bulunduğu, ve sonuçta satışın muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-HUMK.’nun 433/2. maddesi uyarınca cevabi temyiz süresi 10 gün olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacılar vekiline 24.06.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak davacılar vekili tarafından cevabi temyiz süresi geçirildikten sonra, 08.07.2014 tarihinde temyiz dilekçesi sunulmuştur. Bu durum karşısında davacılar vekilinin usulüne uygun bir temyiz isteminde bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, davacılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı bakiye 44.010,78 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.