Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16464 E. 2015/2972 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16464
KARAR NO : 2015/2972
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 tarih ve 2012/214-2014/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından başvuru konusu markanın tescili için davalı kuruma başvurulduğunu, davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine başvurunun reddedildiğini yaptıkları itirazın da olumsuz sonuçlandığını, müvekkili başvurusu ile davalı markaları arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davaya konu 2010/33823 no’lu … ibareli marka başvurusu ile diğer davalı firma itirazına gerekçe olarak gösterilen markalar arasında halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerlik bulunduğu; her ne kadar sınıf kodları arasında bir farklılık bulunsa da, Nis Antlaşması’nın 2(1) maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde, diğer davalı firmaya ait markaların tescilli olduğu sınıflar ile davaya konu marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflar arasında bir benzerlik bulunduğu; bu nedenle de davaya konu markalar arasında 556 Sayılı KHK. m. 8/1-b kapsamında iltibas tehlikesi bulunduğu; … no’lu … ibareli markaya ilişkin olarak YİDK’nın verdiği 23.07.2012 tarih ve 2012-M-2250 sayılı kararının yerinde olduğu, dava konusu markanın aynı ve benzerinin aynı ve benzer sınıflarda uzun süreli yoğun bir şekilde eş zamanlı yan yana aynı ortamlarda davacının tescilsiz ve davalının da tescilli olarak kullanımına dair yeterli delilin olmadığı, davacının tescilsiz kullandığını iddia ettiği markasının davalı markası ile eş zamanlı olarak uyum içinde uzun süreli yan yana kullanımı nedeniyle her bir markanın diğerinden bağımsızlaşarak ilgili ticari konularda tüketici tarafından ayrı ayrı bilindiği kabul edildiği markasının işletmesine bağlandığı yönünde yoğun kullanımı ifade eden delilin mevcut olmadığı, bu durumda eş zamanlı yoğun kullanım nedeniyle ayırt ediciliği kazanmadan bahsilemeyeceği, davacının başvurusun 556 sayılı KHK’nın 12 maddesi kapsamında da değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.