Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17197 E. 2015/2922 K. 04.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17197
KARAR NO : 2015/2922
KARAR TARİHİ : 04.03.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 tarih ve 2012/24-2014/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nın 2010 yılında … tarafından 4. baskısı yapılan “…” adlı eserinde, davacıya ait 2004 yılında …’ndan çıkan “…” adlı eserden, “…” dergisinin 11. sayısındaki “…” başlıklı makalesinden ve aynı derginin 21. sayısındaki ….’den çevirisi “…” başlıklı yazıdan aynen ve kaynak belirtmeden haksız iktibaslar yaptığını, davacının kitabının ve yazılarının bütünlüğünün bozulduğunu, diğer davalı …’ın …nın sahibi olduğunu, FSEK 20, 21, 22, 23, 24. maddelerinde tanınan mali/maddi hakların ihlal edildiğini, müvekkilinin, FSEK’nin 68. maddesi hükmü gereği tespit edilecek rayiç değerin üç katı fazlasını maddi tazminat olarak talep ettiğini ileri sürerek; 1.000 TL maddi, FSEK 14, 15 ve 16. maddelerindeki hükümlerin ihlal edilmesi nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın 30/10/2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat talebini 14.578,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, kitabın kaynakça bölümünde davacıya ve eserlerine yer verildiğini, kitabın dizgisinde yaşanan hataların yayınevinin kusuru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ise, kitabın dizgisinin hazır olduğunun davalı … tarafından söylenmesi ve mail ekinde de göndermesi nedeniyle sadece mizanpajını yaptıklarını, bunu yazar …’ya göndererek onayını aldıktan sonra kitabın basıldığını, yayınevinin, yazarın iktibas hatası yaptığını bilmesinin mümkün olmadığını, olayda kastı ve kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı tarafa ait eserden doğan çoğaltma ve yayma hakkını ihlal etmeleri sebebiyle 14.578,20 TL telif tazminatı ile takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın 30/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.175,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/03/2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemece eser sahibi davacının eser üzerindeki mali haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 5846 sayılı kanunun 68.maddesi uyarınca talep gibi üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68.maddesinin 1. fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz bulunduğu, Anayasa Mahkemesinin konu ile ilgili 28.2.2013 gün 2012/133 Esas 2013/33 sayılı kararında yer verilen -maddedeki “üç katı” ibaresi ile- “hak sahiplerinin dava yoluyla isteyebileceği bedele üst sınır getirildiği, hâkimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir yetkisine ilişkin olumsuz bir düzenleme içermediği, bu sınır içerisinde kalmak şartıyla hâkimin dosya içeriği ve talebi de gözeterek takdir yetkisi kullanacağının açık olduğu ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği” şeklindeki gerekçenin de muhalefet görüşümüz doğrultusunda bulunduğu ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 04.03.2015