YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17226
KARAR NO : 2015/3651
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/07/2014 tarih ve 2014/72-2014/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri … ve … “…”nın 1984 yılından beri sahibi ve işletmecileri olan … ‘in yasal mirasçıları olduklarını … sözcüğünün marka olarak tescil ettirilmemiş ise de 62 yıldır bir aile geleneği olarak ailenin tüm ticari faaliyetlerinde hem işletme adı, hemde markası olarak kullandıklarını müvekkillerinin bu ibareyi davalıdan çok önce kullanmaya başladıklarını ve piyasada maruf hale getirdiklerini ileri sürerek; “…” sözcüğünün tescilinden doğan hakların müvekkiline karşı kullanılmasının önlenmesini, davalı adına tescilli 2004/38913 sayılı … ibareli markanın hükümsüz sayılmasını ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların markayı meşhur ve maruf hale getirmek bir yana tescil başvurusunda dahi bulunmadıklarını, … ismini yıllardır kullandıklarını iddia eden davacıların günümüzde bu isimde herhangi bir ticari faaliyette bulunmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava konusu … ibaresini ilk ihdas edenin davacıların miras bırakanı olduğu ve daha sonra da davacılar tarafından kullanımına devam edilerek bu marka üzerindeki öncelik ve üstün hakkın davacılara ait olduğu, dosyada mevcut “İş Sözleşmesi (Kontrat)” başlıklı belge ve dosyada mevcut 15.12.2004 tarihli belge hükümleri dikkate alındığında, “…. Lokantası” işletme adını taşıyan lokantanın işletme hakkının 1 yıllık süre ile davalıya devredildiği, bu durumda söz konusu devrin, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi kapsamında, bir işletmenin marka hakkını da kapsayacak şekilde aktif ve pasifleriyle birlikte davalı tarafa devrini kapsamayacağı bu nedenle bahsi geçen sözleşme içeriğinden davacı tarafın anılan işaret üzerindeki marka hakkını terk ettiği sonucuna ulaşılması da mümkün olmayacağı gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 8/3 ve 42. maddelerine dayalı olarak açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.