YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17310
KARAR NO : 2015/12282
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2010/55-2014/151
sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı ve davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü hazır bulunan davacı-karşı davalılar vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı …, …, … ve … arasında 04/06/2005 tarihinde hisse devri ve ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, buna göre davacı şirketin %70 hissesinin, sözleşme ekinde belirtilen toplam 5.000.000 TL’lik şirket borcunun … tarafından ödenmesi koşulu ile satıldığını, şirkete ait menkul ve gayrimenkullerin de 5 yıl süre ile davalı …’ye kiralandığını, borcun bitimi ile birlikte sözleşme konusu arazinin, fabrika ve üzerindeki makine parkı ile birlikte …’ye devredileceğini, yine davacılardan … ve davalı … arasında 04/06/2005 tarihinde imzalanan sözleşme ile ….’ye ait olan … markasının kullanım hakkının …ye devredildiğini, davacıların sözleşme gereği bütün yükümlülüklerini yerine getirmiş olmalarına rağmen, davalı …’in hem ilk sözleşme gereği alması gereken hisseleri kendi üzerine devralmadığı hem de ödemesi gereken 5.000.000 TL’lik hisse bedelini ödemediği gibi davacıların sahibi olduğu tüm mal varlıklarını ellerinden almaya çalıştığını ileri sürerek, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmelerin feshi ile sözleşme konusu olan … sayılı taşınmazın tapu kaydının iptalini ve davacı şirket adına tescilini, şimdilik 50.000 TL kazanç kaybının davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı … vekili, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan tüm borcu ödediği gibi fazla ödemesinin dahi bulunduğunu, taleplerin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise şimdilik 10.000 TL fazla ödemenin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafça davacı şirketin SSK borçları için toplam 699.844,32 TL tutarında ödeme yapıldığı, dolayısıyla sözleşmeler ile kararlaştırılan 5.000.000 TL’nin ödenmemiş olduğu, davacı tarafın kazanç kaybı talebinin ise ne şekilde oluştuğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında düzenlenen 04.06.2005 tarihli sözleşmelerin feshine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tapuya tesciline, asıl davadaki alacak talebinin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı ve davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, 04.06.2005 tarihli hisse devir ve ortaklık sözleşmeleri ile çalışma şartları sözleşmelerinin feshi, tapu kaydının iptali ve tescil ile kazanç kaybı tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.
Dosyaya sunulan dava konusu sözleşmelerin tamamının davacı … ve davalı … tarafından, diğer tarafları temsilen imzalandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu imzaların davacı ve davalı tarafta yer alan gerçek ve tüzel kişilerden hangilerini bağlayacağı araştırılmadığı gibi bu sözleşmelerle kimlerin borç altına girdiği de tartışılmamıştır. Oysa örneğin davacı tarafta yer alan …, bu sözleşmelerde hisse devreden veya devralan sıfatıyla yer almadığı gibi, davalı tarafta bulunan …’nin 17.07.2008 kuruluş tarihi itibariyle bu sözleşmelerde yer alması mümkün de değildir. Aktif ve pasif dava ehliyetine ilişkin bu durumun ise mahkemece re’sen araştırılması gerektiği tabiidir.
O halde mahkemece, dava konusu sözleşmelerin taraflarının kimler olduğu, bu sözleşmelerde kimlerin yükümlülük altına girdiği ve temsil durumu değerlendirilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı-karşı davacı ve davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yine 818 sayılı BK’nın 214, 222 ve 217. maddeleri (6098 sayılı TBK’nın 243, 259/2 ve 246. maddeleri) uyarınca, dava konusu sözleşmelerde satılanın mülkiyetini geri isteme veya satım sözleşmesini fesih etme hakkı saklı tutulmadığından, davacı satıcı tarafta yer alabilecek kişiler, davalı alıcı tarafta yer alabilecek kişilerden, sadece bakiye borcun ödenmesini ve yükümlülüklerin yerine getirilmesini isteyebilirler.
Bu durum karşısında mahkemece, anılan yasal düzenlemeler uyarınca dava konusu sözleşmelerin feshinin veya satılanın mülkiyetinin geri verilmesinin istenemeyeceği, sadece bakiye borcun ödenmesinin ve yükümlülüklerin yerine getirilmesinin talep edilebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı-karşı davacı ve davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ve davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı ve davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalılardan alınıp davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.