YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17326
KARAR NO : 2015/3048
KARAR TARİHİ : 06.03.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 2012/63-2014/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çok sayıda “…” asıl unsurlu markasının bulunduğunu, “…” ibaresinin tanınmış marka haline de geldiğini, aynı zamanda bu ibarenin ticaret unvanının da ayırt edici unsurunu oluşturduğunu, davalı şirketin ise “….” ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı kuruma başvuru yaptığını, müvekkilince söz konusu başvuruya yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru konusu ibare ile müvekkiline ait markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gibi davalı şirketin, müvekkiline ait markaların tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını, ayrıca davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2012-M-259 sayılı kararının iptaline ve tescil edilmiş ise başvuru konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile YİDK’nun 31.01.2012 tarih 2012-M-259 sayılı kararının 30. sınıfta yer alan ürünler yönünden 556 sayılı KHK’nun 8/1-b maddesi uyarınca, 29. sınıfta yer alan ürünler yönünden ise aynı KHK’nun 8/4 maddesi uyarınca iptaline, marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı adına tescilli “…” markasının 556 sayılı KHK’nun 8/4. maddesi kapsamında koruma sağlamasına, bu tanınmışlıktan yine davacı adına tescilli başka bir marka olan “… ” ibareli markanın yararlanması mümkün olamayacağından mahkemenin buna ilişkin gerekçesi yerinde olmamakla birlikte dava konusu başvuru ile davacıya ait tanınmış “…” ibaresinin ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak derecede benzer bulunmalarına ve anılan ibarenin tanınmış marka vasfına sahip olması nedeniyle farklı sınıflar bakımından da dava konusu başvurunun 556 sayılı KHK’nun 8/4. maddesi anlamında markanın itibarından haksız yarar sağlayacak olmasına göre davalı TPE vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalı TPE’ye karşı açılan YİDK kararının iptali davasının kabul edilmesine rağmen davalı kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu kurum tarafından yapılan yargılama giderinin taraflar arasında paylaştırılması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının davacıya vekalet ücreti yükleyen 6 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yine yargılama giderlerine ilişkin 8 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı TPE tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine, kararın bu şekilde davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.