Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17359 E. 2015/3045 K. 06.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17359
KARAR NO : 2015/3045
KARAR TARİHİ : 06.03.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2013/6-2014/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “… …+şekil” ibaresinin 30. sınıfta yer alan mallar yönünden tescili için davalı kuruma başvurduğunu, davalı şirketin tescilsiz “şekil” unsurlu markasına dayalı olarak yaptığı itiraz üzerine müvekkili başvurusunun YİDK tarafından reddedildiğini, bu kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin “…” ve “… …” ibareli markalarının bulunduğunu, önceki tescilleri uyarınca iyiniyetli olarak dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu, davalının tescilsiz markası ile müvekkilinin “…” ve “…” ibarelerini içeren markasının farklı olduğunu, markaların tüketici nezdinde iltibas yaratmayacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili ile davalı şirket vekili, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başvurusuna konu işaretle ile davalının tescilsiz “şekil” unsurlu markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, markaların aynı/benzer emtiaları kapsadıkları; davalı …’nın KHK 8/3 maddesi anlamında önceki kullanıma dayalı sınai bir hakkının olduğu, bu sebeple de davacı marka başvurusuna yönelik itirazının yerinde görüldüğü, davalının tescilsiz “şekil” unsurlu markasının 556 sayılı KHK’nın 7/1-i maddesi anlamında tanınmış marka niteliği taşıdığı ve davacı başvurusunun kapsadığı tüm mallar bakımından tescil engeli oluşturduğu, ayrıca davacı başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı ve davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediği, davacının önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.