Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17361 E. 2015/3123 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17361
KARAR NO : 2015/3123
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ : … FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/189-2014/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … nezdinde “…” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun … resmi markalar bülteninde yayınlanmasını takiben, diğer davalı şirketin itirazda bulunduğunu, itirazın reddi sonrası, yeniden inceleme taleplerinin … ’nın dava konusu nihai kararı ile kabulüne ve marka başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile davalının ticaret unvanı ve fiili kullanımları arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, öncelik hakkının müvekkiline ait bulunduğunu ileri sürerek … ’nın 2012-M-2386 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, enstitü işlem ve kararlarının usule ve KHK hükümlerine uygun olduğunu, davalı ticaret unvanının ayırt edici ilavesi ve fiili kullanımları ile başvurunun aynı olduğunu ve karıştırma ihtimalinin mevcut bulunduğunu, davacının önceki markalarının kazanılmış hak ve seri marka oluşturmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanının ayırt edici ilavesi ve fiili kullanımları ile başvurunun aynı olduğunu ve karıştırma ihtimalinin mevcut bulunduğunu, KHK’nın 8/3 ve 8/5 hükmü koşullarının gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının “… ” ibareli ticaret unvanını, kuruluş tarihi olan 03.05.2010 tarihinden itibaren kullanmaya başladığı, 07.05.2010 tarih ve 692 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde kuruluşunun tescil ve ilan edildiği, amaç ve faaliyet alanları içinde, “İnternet üzerinden tüketicilere indirim sağlayan hizmetlerin satışı, satışına aracılık yapmak, satışı yapılan hizmet konularında internet üzerinde tanıtıcı ve açıklayıcı yayın yapmak, internet sitelerinde reklam yayınlamak, yayınlanan reklamlar için reklam alanı kiralamak” konularının bulunduğu, yine davalının 12.01.2010 tarihinden itibaren … alan adını aldığı, 21.05.2010 tarihinden itibaren sanal pos kullanarak internet üzerinde … ibaresini markasal olarak da kullandığı, davacının çekişmeli marka başvurusunun ise, 24.05.2010 tarihinde gerçekleştiği, “…” ibaresini marka başvurusunda bulunduğu 24.05.2010 tarihinden önce kullandığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığı, dolayısıyla çekişmeli “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil), müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden davalının, davacı başvurusundan önce 556 sayılı KHK’nın 8/3 ve 5. hükümleri uyarınca öncelik hakkı sahibi olduğu, bu nedenle kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.