YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17485
KARAR NO : 2015/12140
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2012/403-2014/364 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av…. ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin %10 payına sahip azınlık ortakları durumunda olduğunu, dava dışı …. ailesinin %27, … nin %60, …’nin %10 şirkette pay sahibi olduğunu, büyük ortak olan …’nin ortaklarının da … ailesi olduğunu, böylece bu ailenin şirkette doğrudan ve dolaylı payının %80 olduğunu, davalı şirketin mevcut yönetimini bu ailenin fertlerinin oluşturduğunu, yöneticilerin yönetim yetkilerini hazırlık ortakları aleyhine kötüye kullandıklarını, genel kurulda da aynı şekilde çoğunluk paylarını kullanarak azınlık pay sahipleri aleyhine karar aldıklarını, bu kapsamda davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 nolu kararların dürüstlük kurallarına şirket menfaatlerine aykırı olduğunu ileri sürerek bu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, denetçinin ibrasına yönelik kararda objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı, denetçi seçilen kişiye olumlu oy veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim hakkı yapamayacağı, yönetim kurulu üyelerine bağlanan 23.500,00 TL denetçiye bağlanan 5.000,00 TL aylığın rayiç bedeller üzerinde olduğu, bu yöne ilişkin 7, 10 ve 11. maddelerde alınan kararların belirtilen nedenlerle iyi niyet kurallarına, ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 20.04.2012 günlü genel kurulunda alınan 7, 10 ve 11 nolu kararların iptaline, 5, 6 ve 8 nolu kararların iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 nolu kararların dürüstlük kurallarına ve şirket menfaatlerine aykırı olduğu iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, denetçinin ibrasına yönelik kararda objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı gerekçesiyle denetim kurulunun ibrasına yönelik 7. maddenin, denetçi seçilen kişiye olumlu oy veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim yapamayacağı gerekçesiyle denetim kurulu üyeliğine seçim yapılmasına dair 10. maddenin, yönetim kurulu üyelerine ve denetçiye bağlanan ücretlerin rayiç bedeller üzerinde olduğu gerekçesiyle de bu yöne ilişkin 11. maddenin iptaline karar verilmiştir.
Ancak, denetim kurulunun ibra edilmemesine yönelik somut bir neden belirlenmemişken, sırf bilirkişi raporundaki objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı yönündeki soyut belirleme nedeniyle ibraya ilişkin 7. maddenin iptali yönünde hüküm kurulması doğru bulunmadığı gibi, bir grubun kendisine yakın bir ismi denetim kurulu üyeliğine seçmesi de sırf bu nedenle objektiflik ve tarafsızlık kurullarına aykırı olmayacağından 10. maddenin iptali yönünde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
Diğer taraftan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yönetim kurulu üyeleri ile denetçi için belirlenen ücretlerin araştırılan rayiçlere göre yüksek olduğu belirlenmiş ve mahkemece de bu gerekçe ile bu madde yönünden de iptal kararı verilmiş ise de, bu belirlemeye şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden ulaşılmıştır. Yönetici ve denetçi için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken, genel kurulun yapıldığı dönemdeki şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları ve mali durum açısından benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler gözönünde bulundurulmalı ve bunlarla karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçinin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek bir miktarın tespiti gerekmektedir. Bu itibarla bu yönde bir araştırma yapılmadan sırf rayiçlerden fazla ücret belirlendiği gerekçesiyle bu madde yönünden de iptal kararı verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.