Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17488 E. 2015/3868 K. 19.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17488
KARAR NO : 2015/3868
KARAR TARİHİ : 19.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/03/2014 tarih ve 2013/196-2014/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağına karşılık iki adet bono aldığını, bonoların vadesinde ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının imza inkarında bulunması nedeniyle görülen davada yapılan incelemede imzaların davalıya ait çıkmaması nedeniyle müvekkilinin para cezasına ve tazminata mahkum olduğunu, ancak imza incelemesinin yeterli yapılmadığını ileri sürerek, bono bedelleri toplamı 80.000 TL’nin davalıdan tahsilini ve İstanbul 8. İcra Mahkemesince hükmedilen para cezası ve tazminata ilişkin erteleme kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bonolarla ilgili verilmiş mahkeme kararının olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, senet üzerindeki “…” isim ve soy isim yazılarının davalının eli ürünü olduğu, senet üzerinde davalıya atfen atılı bulunan imzaların ise farklı biçimde tersim edilmiş … eli ürünü imzalar oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 80.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 15.12.2010 tarih, 2009/1450 Esas, 2010/2547 Karar sayılı hükmünün 2. maddesinin (a) bendinde “ana alacak 80.000 TL’nin % 20’si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ve (b) bendinde yazılı ” ana alacak 80.000 TL’nin % 10’u oranındaki para cezasının davalıdan tahsiline hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 5.465,00 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.