YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17546
KARAR NO : 2015/12142
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2012/851-2014/166 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı gönderen … firmasına ait alıcısı … olan 33 palet 65.866,25 EURO değerindeki yapışkanlı resim folyosu emtiasının, müvekkiline ait araçla Almanya’dan Türkiye’ye nakliyesi esnasında meydana gelen trafik kazasında emtianın hasara uğradığını, hasarlı malların alıcı tarafından kabul edilmemesi sebebi ile gönderici firmaya iade edildiğini, dava konusu taşımanın konusu emtianın sigortacısı tarafından üst taşıyana dava açıldığını ve dava sonucunda müvekkilinin üst taşıyanının mal bedeli, yargılama gideri, vekalet ücreti, %5 faiz olmak üzere toplam 85.860,00 Euro ödediğini, bu bedelin müvekkiline fatura edildiğini, ayrıca söz konusu taşıma sebebi ile 3.400,00 Euro iade bedeli ve 1.000,00 TL toplama masrafı yapıldığını ileri sürerek toplam 205.280,43 TL’nin davanın ikame edildiği tarihten itibaren başlayacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin dava konusu taşımayı poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere ve poliçe genel ve özel şartları ile poliçeye ekli madde ve klozlar çerçevesinde sigortaladığını, davacının ödemiş olduğu tazminatın tamamından müvekkil şirketin sorumlu olamayacağını, zira söz konusu davada müvekkili şirketin taraf olmadığını, müvekkilinin ancak gerçek zararı karşılamakla mükellef olduğunu, hasarlanan emtianın sovtaj değerinin bulunduğu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dayandığı … Mahkemesi kararının delil olarak sunulabileceği, ancak kesin delil olmadığı, eşyanın ziyaı nedeni ile ortaya çıkan zararın CMR md.23 vd. hükümleri uyarınca 173.230,99 TL olduğu, buna karşılık davacının Münih/Almanya Bölge Mahkemesi’nde görülen davayı davalı …’ye usulue uygun olarak ihbar etmediği/ettirmediği, …’nin sovtaj bedeline ilişkin savunmasını … Bölge Mahkemesi’ne sunamadığı, bu hali ile davacının TTK md. 1293’e aykırılık gerekçesi ile zarar miktarından takdiren %10 oranında indirim yapılması gerektiği, davacı taşıyıcının davalı sigortacıdan 155.907,90 TL talep edebileceği, belirlenen gerçek zararın
davalının sınırlı sorumluluk limitinin (190.045 kgx 8,33 DRx3.2190) altında kaldığı, davalının navlun bedeli, toplama bedeli ve … Bölge Mahkemesi’ndeki yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 155.907,90TL’nin dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı, davalı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, CMR sözleşmesine tabi taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının 17/07/2010 tarihinde meydana gelen hasarı 19/07/2010 tarihinde davalıya ihbar ettiği, bunun üzerine davalının eksper incelemesi yaptırdığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalının hasardan haberdar olmasına ve zararı belirlemesine rağmen herhangi bir ödeme yapmaması üzerine açılan davadaki yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece, tarafların yabancı mahkemedeki yargılamanın tarafı olmadığı gerekçesi ile bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1293. maddesi uyarınca sigorta ettiren kimse zararı azaltmaya veya hafifletmeye yarayacak tedbirleri almakla mükelleftir. Bu nedenle davacı tarafından kaza yerine dağılan emtianın toplanması amacıyla yapılan giderin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, yukarıda anılan gerekçe ile bu talebin reddi yönünde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Ayrıca, hasarlanan emtianın alıcısı tarafından kabul edilmemesi üzerine millileştirilmemiş malın gönderene iadesi için ödenen navlun ücretinin de davalıdan tahsili gerekirken, yukarıda anılan gerekçe ile bu talebin reddi de doğru bulunmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dosya kapsamından dava konusu emtianın sovtaj değerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece dava konusu emtianın sovtaj değeri belirlenerek tazminattan bu miktarın düşülmesi gerekirken, sovtaj savunmasının yabancı mahkemede savunulmasına imkan verilmemiş olması nedeniyle davacı taşıyıcının TTK’nın 1293 maddesinde düzenlenen koruma tedbirleri almak görevine aykırı hareket ettiği, bu durumda eşyanın uğradığı zarardan takdiren % 10 oranında indirim yapılması gerektiği sonucuna varılarak sovtaj indirimi yapılmadan %10 indirim yapılmış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.