Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17610 E. 2015/3087 K. 06.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17610
KARAR NO : 2015/3087
KARAR TARİHİ : 06.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2011/439-2014/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket müşterisi olduğunu, yatırım danışmanı olarak kendisine …’un yardımcı olduğunu, davalı şirkete 07/07/2003 tarihinde 25.000 TL yatırdığını, bu paranın şirket hesabına değil çalışan … hesabına geçirildiğini, itirazı üzerine hesabına gönderildiğini, sadece birgün davalı şirket hesabında bulundurulan müvekkilinin parasının 08/07/2003 günü tekrar kurum çalışanı … ‘un şahsi hesabına gönderildiğini, bu tarihten sonra sözkonusu para üzerinde kurum çalışanının istediği tasarrufta bulunmaya başladığını, …’un usulsüz işlemler yaptığının öğrenilmesinin akabinde hesabında bulunan 17.000.000.000 TL’den oluşan alacaklarının talep edildiğini ancak alacaklarının taraflarına ödenmediğini, davalı kurum ve çalışanının kasıtlı ve/veya ihmalli davranışları ile müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu nedenle müvekkilinin alacaklarının ödenmesinde ve zararının giderilmesinde davalının müvekkile karşı tekbaşına sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenmeyen 17.000 TL ‘lik alacağın 16/09/2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının 05/02/2001 tarihinden itibaren, tüm işlemlerini bizzat müvekkil şirkete gelerek imzalı talimatı ile veya banka havalesi ile kayıt altında yürüttüğünü ve hiçbir sorun yaşamadığını, davacının 07/07/2003 tarihinde müvekkil şirkete 25.000 TL nakit yatırdığına dair beyanlarının gerçek dışı olduğunu, davacının parayı müvekkil şirkete değil, şirket çalışanının şahsi hesabına yatırdığını, sonrasında şirket çalışanının hesabından davacının hesabına 25.000 TL gönderildiğini, yatırılan 25.000 TL ‘nin de davacının kendi el yazısı ile Yapı Kredi Bankası / Adana Şubesi’ndeki hesabına aktarıldığını, bu durumda herhangi bir zararının varlığını iddia edebilecek bir işlem bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça davalı şirkete verilen 25.000 TL’nin şirket çalışanı … hesabına aktarıldığını , davacı asilin durumu şirket yetkili müdürüne bildirmesi üzerine 25.000 TL ‘nin davacının … / …. Şubesi’ndeki hesabına havale edildiği, davacı asilin ceza dosyasındaki beyanı ve dosyadaki belgeler dikkate alındığında davaya konu alacağın davalı şirketçe davacı hesabına aktarılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.