Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17709 E. 2015/3052 K. 06.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17709
KARAR NO : 2015/3052
KARAR TARİHİ : 06.03.2015

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 gün ve 2011/167-2013/314 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar …ve davalı Banka vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava dosyası üzerinde yapılan incelemede, gerekçeli kararın davalı …’a 18.10.2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği görülmüştür.
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Yine, 6099 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”. Yine, 6099 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir. Somut olayda, dava dilekçesi davalı …’a “Adreste kimse bulunmaması üzerine görevli soruldu. Dışarıda olduğunu sözlü bey…” şerhi ile tebliğ edilmiş, daha sonra anılan davalının aynı adresine gönderilen tebligatın iade edilmesi üzerine kendisine diğer tebligatlarla birlikte gerekçeli karar da Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ olunmuştur. Bu durumda, dava dilekçesi anılan davalıya usulünce tebliğ olunmadığından aynı adreste TK’nun 35. maddesi uyarınca yapılan gerekçeli karar tebliği de
usulüne uygun değildir. O halde, anılan hükümler çerçevesinde mahkemece, öncelikle davalı …’ın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin araştırılıp tespit edilerek bu adrese TK’nın 10. maddesine göre tebligat çıkarılması, bu şekilde tebligat yapılamaması halinde ise Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca tebligatın gerçekleştirilmesi, yasal temyiz süresi beklenildikten sonra ve her halükarda taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesini teminen dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan eksik hususların tamamlanması için dosyanın mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 06.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.