Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17982 E. 2015/3203 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17982
KARAR NO : 2015/3203
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ….Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2009/141-2014/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1958 yılında … ibareli markasını tüm bebek ürünlerinde kullanılmak üzere tescil ettirdiğini ve kısa sürede dünya çapında tanınmış marka haline geldiğini, bu markanın Türkiye’de de müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkilinin markasını taşıyan taklit ürünleri üretip piyasaya sürdüğünü, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ne 01/06/2009 tarihinde giriş yapan ve beyanname kapsamında chicco markasını taşıyan çocuk giysisi ürünler için gümrük idaresine müracaat ettiklerini ve işlemin durdurulduğunu, bu durumun müvekkilinin tanınmış tescilli markalarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, marka haklarına tecavüzün tespiti ve durdurulmasını, 1.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, el koyulan ürünlerin ve araçların üzerindeki markaların silinmesini, silinmesi mümkün değil ise imhasını, hükmün ilanını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini ıslahla 23.201,40 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ürünlerin müvekkili tarafından üretilmediğini, chicco yetkilisi olduğunu söyleyen ihbar olunan firmadan markalı ve ambalajlı şekilde fatura karşılığında satın alındığını, gümrük müdürlüğünün ürünlere el koymasından sonra ürünlerin taklit olduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin 250 adet ürün satın alındığını, bunların taklit olup olmayacağını anlayabilecek bilgi ve tecrübeye sahip olmadığını, marka hakkına devam eden bir tecavüz bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, dava konusu ürünlerin taklit olduğu ve davacının markasının kullanıldığının tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça bu ürünlerin fatura karşılığında chicco yetkilisi olduğunu söyleyen ihbar olunan firmadan satın alındığı ve ürünlerin taklit olup olmadığını anlayabilecek bilgi ve tecrübeye sahip olmadıkları savunulmuş ise de; tekstil alanında faaliyet gösteren davalının 1992 yılından beri piyasada bulunan davacı markasını bilmiyor olması mümkün olmadığı gibi basiretli bir tacir olarak satın aldığı ürünlerin taklit olup olmadığını araştırma yükümlülüğünü de yerine getirmediği, 556 sayılı KHK’nın 64. maddesi uyarınca marka

sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen ürünü üreten, satan veya başka şekille ticaret alanına çıkaran hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, gümrük beyannamesi kapsamında 500 adet ürün bulunduğundan bu miktar baz alınarak maliyetler düşülmek suretiyle kar esasına göre hesaplanan 8.814,59 TL maddi tazminatın ve davacının markasının piyasadaki eskiliği, tanınmışlığı, ürünün ihracata yönelik olması durumu da dikkate alınarak takdiren 10.000 TL manevi tazminatla birlikte hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.814,59 TL maddi tazminat ile takdiren 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata 01/06/2009 tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi yürütülmesine, marka haklarına tecavüzün tespit ve önlenmesi ile sonuçlarına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde talep edilmemiş olan faizin ek dava yoluyla veya ıslah suretiyle istenmesinin mümkün bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 963,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.