Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18074 E. 2015/3114 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18074
KARAR NO : 2015/3114
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ : … ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2014 tarih ve 2013/61-2014/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve fer’i müdahil … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 18.11.1999 tarihinde 28.280,00 USD tutarındaki mevduatını …’nin … Şubesi’ne yatırdığını, müvekkillerinin parasının davalı banka çalışanlarının kasıtlı ve yanıltıcı yönlendirmeleri neticesinde …’nin bir çesit mevduat türü olduğuna müvekkilinin inandırdıkları off shore hesabına havalesini sağladıklarını, müvekkillerine buraya yatırılan paraların devlet güvencesi altında olmadığına dair bilgi verilmediğini, …’ye el konulması sonrasında müvekkillerine ait paraların off shore hesabında olduğundan bahisle iade edilmediğini, davalı bankanın halefi olan …. yöneticilerinin …. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yargılanıp nitelikli dolandırıcılık suçundan ceza aldıklarını, ileri sürerek 28.280,00 USD’nin 18.11.1999 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsinden mevduata ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı bankayı devraldığı … ve … arasında yapılan hisse devri protokolü uyarınca dava konusu alacaktan …’nin sorumlu olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, zaman aşımı, hak düşürücü süre ve husumete ilişkin itirazlarıyla birlikte davacının serbest iradesiyle daha fazla gelir getirdiğine inandığı off shore hesabına parasını havale ettiğini kendi kusuruna dayalı hak iddia edemeyeceğini, davalının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, dava konusu alacak yönünden müvekkilinin sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca davada zaman aşımı süresinin dolmadığı, davacılar tarafından 18.11.1999 tarihinde .. … Şubesi’nden off shore şirketi hesabına aktarılmış gözüken 28.280,00 USD paranın gerçekte aktarılmayıp banka ile organik bağı bulunan şirketlere kredi vermek suretiyle kullanıldığı, güven kurumu olan banka çalışanların bu durumu bilerek davacıları yönlendirdiği, off shore şirketi ve …. yöneticilerinin aynı olması sebebiyle tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen …’nin ve onun külli halefi davalı bankanın sorumlu olduğu, fer’i müdahil …’nin devir sözleşmesi uyarınca borcu üstlenmediği, gerekçesiyle 28.280.00 USD’nin taleple bağlı kalınarak 18.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve fer’i müdahil … vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamana şımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer’i müdahil … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı …’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan …’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten …’nin … tarafından devir alındıktan sonra en son …’ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken …’ye devredilen …’nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen …, gerekse bu bankayı devir alan …’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan davalının yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı … vekili ve fer’i müdahil … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı … ve … vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının davalı bankaya harç yükleyen 2. ve 3. bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak 2. bent yerine “Davalı … harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 24.30 TL başvurma harcı ile 512.35 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine”, 3. bent yerine “Davacı tarafından yapılan 727.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlelerinin yazılmasına, kararın temyiz eden davalı … yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fer’i müdahil … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 09/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.