YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18134
KARAR NO : 2015/3049
KARAR TARİHİ : 06.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen227/05/2014 tarih ve 2012/1298-2014/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %24 oranında hisse sahibi olduğunu, 2004, 2005 ve 2006 yıllarında şirketin kar payı dağıtımı yapmadığını, en son 06.06.2007 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesi ile müvekkilinin muhalefet şerhi bulunmasına rağmen kar payı dağıtımının reddedildiğini ileri sürerek, genel kurulun 4 nolu gündem maddesinin iptalini, kar payının şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortaklar arasında akdedilen 17.02.2001 tarihli protokol ile davacının borçları şirketçe ödendikten sonra kar payı dağıtımına geçileceğinin kararlaştırıldığını, henüz borçların tamamının ödenmediğini, şirket istikrarı için kar payı dağıtımının yapılmaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin bilançolarında yer alan borçların alım-satım faaliyetleri ile ilgili olduğu, dilekçelerde belirtilen çeklerin ve senetlerin bilançolarda yer almadığı, bu borçlar için şirket kayıtlarında karşılık ayrılmadığı, sunulan bilançolara göre şirketin finansal yapısı itibariyle kar dağıtabilecek durumda bulunduğu, anasözleşmesine göre karın %5’ini dağıtılmasının gerektiği, bu nedenlerle kar dağıtmama kararının makul bir sebebe dayanmadığı, oysa şirket ortaklığından beklenen asıl amacın kar payı almak olduğu, bu hakkın engellenmesinin kanuna, anasözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu, şirket genel kurulunca karın dağıtılmasına ilişkin karar verilmediğinden kar payının tahsilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 06.06.2007 tarihli genel kurulunda alınan karın dağıtılmamasına ilişkin kararın iptaline, kar payının tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına,
06/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.