Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18160 E. 2015/3696 K. 18.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18160
KARAR NO : 2015/3696
KARAR TARİHİ : 18.03.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/13/2014 tarih ve 2010/33-2014/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının …. gibi markaların Türkiye temsilciliğini yaptığını, üçüncü şahıslarla ilişkilerini Carnevale hizmet markası adı altında yürüttüğünü, davacı ile davalı şirket arasında diğer davalıların kefil olarak imzaladıkları, franchise sözleşmesinin bulunduğunu ve bu sözleşmenin süresinden önce haksız olarak davalı şirket tarafından feshedildiğini, davacı tarafından mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespitte, davalının işyerini terkederek davacının rakibi olan şirkete devrettiğinin ve davacının sisteminin aynısının bu şirket tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, davalının haksız ve zamansız feshi nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, mahrum kaldıkları kar kaybı için 5000 TL, sözleşmenin devam edeceği inancıyla davalının verdiği sipariş üzerine ithal edilen mallar nedeniyle oluşan zarar için 5000 TL, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağı için 5000 TL, davacının … markasının işyerinden erken kaldırılması nedeniyle uğradığı ticari itibar ve prestij kaybı için 1000 TL, davalının davacıya ait sistemi başkasına kullandırması nedeniyle oluşan zarar için 1000 TL olmak üzere toplam 17000 TL’nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 116.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiğini, sözleşmeye aykırı davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasındaki franchise sözleşmesine aykırı davrandığı, bu nedenle davacının mahrum kaldığı karı talep edebileceği, davacının ticari itibarının zedelendiğinin, davalının davacıya ait sistemi başkalarına kullandırdığının, davalının siparişi üzerine davacı tarafından ithal edilen mallar nedeniyle oluşan zararın ispatlanamadığı, davacının cezai şart

talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 116.500,00 TL tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava taraflar arasında düzenlenen franchise sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi zararın tazmini işlemine ilişkindir.
556 sayılı KHK’nın 71/1 maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hakimli olarak görev yaparlar. Asliye Hukuk ve Asliye Ceza Mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.” hükmünü amirdir. Ayrıca 5846 sayılı Yasa’dan doğan haklar ile 551, 555, 554 sayılı KHK’lardaıı doğan haklara ilişkin uyuşmazlıkları çözme görevi de ihtisas mahkemelerine bırakılmıştır.
Davacı, davada taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesinin haksız feshedildiğini bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığım ileri sürmüş olup söz konusu sözleşme kapsamında 556 sayılı KHK’dan kaynaklanan bir hak sahipliği veya tecavüzden ya da anılan KHK’da düzeıılenen lisans vb. diğer hususlardan kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğunu iddia etmediği gibi, uyuşmazlığın niteliği itibariyle 5846 sayılı FSEK ve 551, 554 ve 555 sayılı KHK hükümlerinin de uygulama yeri bulunmamaktadır.
Bu durumda, Mahkemece davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gözetilmeksizin işin esasına girilerek kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarımın şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.