YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18207
KARAR NO : 2015/6420
KARAR TARİHİ : 06.05.2015
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2014
NUMARASI : 2014/112-2014/213
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/06/2014 tarih ve 2014/112-2014/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin endüstri ve otomobil boya sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının 04/10/2004 – 05/08/2010 tarihleri arasında renk teknisyeni olarak 1.692,00-TL brüt ücret ile çalıştığını, davalının 05/08/2010 tarihinde kendi irade ve beyanıyla ihbar öneline uymadan ve geçerli bir sebep bulunmaksızın işten ayrıldığını ve ayrılır ayrılmaz aynı sektörde rakip firmada işe başladığını, teknisyenlerin yapmış oldukları görevleri nedeni ile teknik ve mesleki bilgi, donanım ve sırlara sahip olduğunu, ayrıca işverenin müşterilerini de tanıdığını, davalının iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına uymayarak iş akdini fesih edip aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkete geçmekle davacı işverenin ticari bilgi ve sırlarını rakip firmada kullanmak sureti ile mağduriyetine neden olduğunu ileri sürerek rekabet yasağı sözleşmesine dayanan cezai şart talebinde bulunmuştur.
Davalı, rekabet yasağı sözleşmesinin yasal koşullarının oluşmadığını, maaşlarının eksik ödenmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve zorunlu ücretsiz izin kullandırıldığı için iş akdini haklı olarak fesih etme gereği duyduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; somut olayda renk teknisyeni olarak çalışan davalının iş sırrı sayılabilecek formül içeriklerine vakıf olduğu ve işçinin işletmede elde ettiği “özel bilgilerin” belirlenemediği, işçinin kendi mesleki bilgi ve deneyimi ile sektörde faaliyet gösteren pek çok firmada az çok bulunabilecek bilgilerin, benzer üretim tekniklerinin rekabet yasağıyla korunacak iş sırlarından da olmadığı, davaya konu uyuşmazlıkta ispat yükünü taşıyan işverence önemli bir zarara uğrama ihtimalinin de somutlaştırılıp ortaya konmadığını, davalının da çalıştığı laboratuarda çalışanların bir takım formüllere vakıf oldukları, ancak formül içeriğinin tam olarak görülmediğini, çok detaylı incelenmesi halinde şirketin belli sırlarına vakıf olunabileceğini, bunun için özel çaba gerektiğini, ancak ürünlerin kod sisteminin kapalı olduğunun beyan edildiği, B.K.’nun 348. maddesindeki koşulların somut olayda oluşmadığı gibi davalının davacı ile rakip bir firmada çalışmasının ayrıca rekabet yasağı ve ticari sır anlamında aynı zamanda davalı işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek davacıya hissolunacak derecede bir zarar husulüne getirme ihtimali bulunmadığının görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.