Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18256 E. 2015/3439 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18256
KARAR NO : 2015/3439
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2014 tarih ve 2013/216-2014/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “…” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin “…” ibaresinin 3 ve 5. sınıfta yer alan mallar yönünden marka olarak tescili için başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itiraz nihai olarak reddedilmiş ise de, başvurunun müvekkili markasına ayırtedilemeyecek derecede benzediğini, ortalama nitelikteki tüketicilerin markaları karıştırabileceğini ileri sürerek, … 2013-M-4731 sayılı kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kararın hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, markaların benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Alman menşeli … firmasının Türkiye’deki tek yetkili satıcısı olduğu, aralarındaki sözleşme uyarınca “…” ibareli markaları Türkiye’de adına tescil ettirdiği, başvurunun bu ibare ve “…” kelimesinin birleşmesi ile meydana geldiği, markanın kapsamındaki ürünlerin nano teknolojisi ile üretildiğini ifade ettiği, başvuru ve davacı markası arasında ortalama nitelikteki tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, tüketicilerin başvuruyu gördüklerine davacı markasından farklı olduğunu hemen algılayabilecekleri, başvurunun davacının markasından haksız yararlanacağının ve ayırtedici karakterine zarar vereceğinin somut ve ikna edici şekilde ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.