YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18263
KARAR NO : 2015/3408
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2014 tarih ve 2013/238-2014/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “yörük” ibareli 18, 29 ve 31.sınıftaki Salam, sosis, sucuk, füme et, kavurma, pastırma, taze et, sakatat, dondurulmuş et ve et ürünleri, köfte, ham deri, kılıflık barsak, yem katkı maddelerinden (et unu, et-kemik unu ve rendering yağı) ürünlerini içeren 16.05.1995/159989 (4565) sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 19.03.2011 tarihinde kötüniyetli biçimde görsel, fonetik, işitsel ve umumî intiba olarak müvekkilinin “yörük” ibareli markasına iltibas ve tecavüz oluşturacak, ayrıca haksız rekabet yaratacak ve tanınmışlığından istifade edecet nitelikte 29, 35 ve 43.sınıf ürün ve hizmetleri içeren içeren “…” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2011/22411 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni’nde ilânı üzerine tanınmışlık, kötüniyet, iltibas ve haksız rekabet vakıalarına dayalı olarak başvurunun reddi arzusunu içeren itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihaî olarak da … tarafından 2013/M-4567 sayılı kararla reddedildiğini ileri sürerek, hukuka aykırı kurum kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı… vekili, tescilli markayla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, görsel, işitsel ve anlamsal olarak “…” sözcüğünü içeren başvuru konusu işaretin davacının “yörük” ibareli markası ile ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, başvurunun ücretinin ödenmemesi sebebiyle hükmünü yitirdiğini, bu sebeple davanın düşünülmesini, ayrıca … kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki işaretin ayırt edici ve baskın
…/…
unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin nazara alınması gerektiği, iltibas değerlendirmesinin önce işaretlerin, sonra mal ve hizmetlerin benzerliği şeklinde bir sıralama yerine, her ikisinin bir arada ve birbirine nitelik olarak etkisi de gözetilerek birlikte yapılmasının icap ettiği, davacının markasının asıl ve ayırt edici unsurunun “yörük” ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin yargılama konusu ürünler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürünlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin “…” ibaresinden oluştuğu, asıl ve ayırt edici unsurlarından birinin de “yörük” sözcüğü olduğu, … ibaresinin “yörük” sözcüğü yanında bulunmasının ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı ve anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, başvuru kapsamında yer alan 29/1. sınıftaki et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri ile 43/1. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin davacının markasının kapsamında yer alan Salam, sosis, sucuk, füme et, kavurma, pastırma, taze et, sakatat, dondurulmuş et ve et ürünleri, köfte ürünleriyle aynı türden olduğu, zira dağıtım kanallarının aynı olduğu, birbirlerini tamamlama ve biri yerine diğerinin ikame edilmesi olanağının bulunduğu, öte yandan bu ürünlerden bir kısmının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetinin sunulduğu işletmelerde doğrudan sunulması olanağının bulunduğu, buna karşın başvuru kapsamındaki diğer mal ve hizmetlerin davacının markasının kapsamındaki ürünlerle aynı türden sayılamayacağı, bu sebeple 43/1.sınıftaki hizmetler bakımından aksi yöndeki bilirkişi görüşüne bu yönden katılma olanağının bulunmadığı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürün ve hizmetlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki 29/1 ve 43/1.sınıftaki ürün ve hizmetlerle satın alımlarında aynı markayla sunulan mal ve hizmetlerden satın almak veya yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, anılan ürünlerle ilgili satın alma süresi içersinde davacının “yörük” ibareli markalarıyla sunulan 29/1 ve 43/1.sınıftaki ürün ve hizmetleri satın almak yahut hizmetlerden yararlanmak isterken davalının “…” işaretiyle sunulan ürünleri satın alma veya hizmetlerden yararlanma yönünden tercihte bulunabilecekleri, bir kısım alıcıların bu ürünler yönünden iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, bu hâlin öteden beri kullanılan davacı markasının tüketiciler nazarında tesis ettiği imajın transferi sonucunu doğuracağı, bu halin davacı aleyhine haksız rekabet yaratacağı, açıklanan sebeplerle davacının 556 sayılı KHK’nın 8/b.maddesi hükümlerine dayanarak davalı başvurusunun tesciline itiraz edebileceği; buna karşın kalan ürün ve hizmetler bakımından iltibas doğmasının mümkün bulunmadığı, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, aralarında bir işletmesel bağlantılandırma kurulmasının da mümkün bulunmadığı, iltibas yaratmayan aynı işaretin farklı mallar için tescilinin kötüniyetli bir yaklaşım olarak kabul edilemeyeciği, öte yandan davacı markasının tanınmışlık vasfının da bulunmadığı, bu sebeple farklı tür mallar bakımından da başvurunun engellenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, … 2013/M-4567 sayılı kararının, 2011/22411 sayılı başvuru kapsamında yer alan 29/1.sınıftaki et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri ile 43/1.sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından iptaline, sair yönlerden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu hükmünü yitirip marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı …. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE’den alınmasına, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.