YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18267
KARAR NO : 2015/3017
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 tarih ve 2013/285-2014/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … ibareli 5, 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 2004/3686 no’lu markanın sahibi olan müvekkilinin “…+ŞEKİL” ibareli 32. sınıftaki Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar ürünlerini içeren 2011/24218 no’lu marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine davalının 32. sınıf ürünleri içeren … ibareli, 2001/8566, 1995/161269 no’lu, …+ŞEKİL ibare ve biçimli 1995/167876 no’lu, … ibareli 2007/56794 no’lu ve …+ŞEKİL ibare ve biçimli 2005/5072 no’lu markalarına dayanarak itirazda bulunduğunu, itirazın kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu ancak, TPE YİDK tarafından itirazının reddedildiğini oysa, başvuru ile davalının … ve … ibareli markaları arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, farklı logoları içerdiğini, müvekkilinin uzun zamandır ticari faaliyette bulunduğunu, tanınmış bir firma olduğunu, davalı markasından yararlanmak gibi bir niyetinin bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK’in 2013/M-5930 sayılı kararın iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet alınan markaların … ve “…” ibarelerinden oluştuğu, markaların asıl ve ayırt edici unsurlarının … ibaresi olduğu, davacının başvurusunun da “… …+ŞEKİL” ibareli olup, … ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, redde mesnet markalarla başvuru konusu … … ibareli işaretin aynı veya benzer sescil ve görsel etkiyi bıraktığı, bütünsel olarak bakıldığında bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturduğu, redde mesnet markaların 32. sınıftaki ürünleri içerdiği, başvuru konusu işaretin de 32. sınıftaki ürünler için reddedildiği yani, her iki
markanın aynı tür ürünleri içerdikleri, markanın korunmasının kullanım şartına bağlı olmadığı kaldı ki, davalı markalarının yoğun ve yaygın biçimde kullanıldığı, 32. sınıf ürünlerin alıcısı konumundaki ortalama tüketicinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının aynı görsel ve sescil etkiyi bırakmış olması da göz önüne alındığında bu iki markayı ilişkilendireceği, bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde kanaatte bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu zira, başvuru konusu işaretin, davalının markalarının yeni şekilde düzenlenmiş bir versiyonu olarak algılanacağı, tescil önceliğinin markasal olarak davalıya ait olması ve markada teklik ilkesi gereğince başvurunun tescilinin davalı aleyhine haksız rekabet yaratmasının da yüksek ihtimal dahilinde bulunduğu, kullanımla ayırt edicilik kazanan işaretlerin nispi tescil engelinden etkilenmeksizin tesciline olanak sağlayan bir hükmün 556 sayılı KHK’da bulunmadığı, taraflar arasında ”…” ve … ve “…” ibareli markalarla ilgili olarak yapılan yargılamaya ilişkin Dairemizce de aynı doğrultuda karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.