YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18283
KARAR NO : 2015/2908
KARAR TARİHİ : 04.03.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2013/60-2014/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın uzun yıllardır televizyon sektöründe faaliyette bulunduğunu, halen “…” ve “…” adlı kanallarla izleyicilerle buluştuğunu, sektöründe tanınmış olduğunu, “…” ibaresini 38. ve 41. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek için …’ye başvurduğunu, 2011/65273 numaralı başvurularının davalıya ait 2002/12809 numaralı “….” ibareli marka mesnet gösterilerek 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca benzer oldukları gerekçesiyle 38. sınıf hizmetler yönünden …-YİDK tarafından kısmi olarak reddedildiğini, anılan kurum kararının yerinde olmadığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili ile davalının farklı sektörlerde faaliyette bulunduğunu, bu nedenle tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bununla beraber davalının markasını uzun yıllardır kullanmadığını, kötü niyetli olarak koruma süresi dolan markayı yenilediğini ileri sürerek; söz konusu YİDK kararının iptaline, davalı markasının kullanılmama nedenine dayalı olarak hükümsüzlüğüne, hükümsüzlüğüne karar verilen markanın müvekkili adına tesciline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait başvuru markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik olduğu, markaların 38. sınıf hizmetler yönünden de ayniyet gösterdiği, bu nedenle …-YİDK kararının yerinde olduğu, bununla beraber davalı şirketin usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediği, dolayısıyla da markasını kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; …-YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın reddine, kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük yönünden açılan davanın kabulü ile davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden 556 sayılı KHK’nın 14-42/1c maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne, ilan talebinin ve hükümsüzlüğüne karar verilen markanın kendi üzerine tesciline ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükümden sonra Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147E- 2014/75K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK’nın 42/1-c bendi iptal edilmiş ise de, aynı KHK’nın 14. maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.