Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18302 E. 2015/2987 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18302
KARAR NO : 2015/2987
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/03/2013 tarih ve 2012/293-2013/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İdil ilçesinden ….’ya kontrole gitmek amacıyla davalı …’nın 11.09.2011 tarihinde …’dan ….’ya gidecek tarifeli uçak biletini davalı acenteden satın aldığını, taksi tutarak İdil ilçesinden … Havaalanına gittiğinde uçuşun iptal edildiğini, uzunca bir süredir davalı havayolu şirketinin …’dan uçuş gerçekleştirmediğini öğrendiğini, davacının aynı gün tekrar İdil ilçesine geri dönmek zoruda kaldığını, doktor randevusunu kaçırdığı ve ameliyat sonrası tahlillerini yaptıramadığı gibi sefer iptali ve yaşanan geçikme nedeniyle davacının manevi olarak sıkıntıya düştüğünü, ayrıca müvekkilinin aynı gün bilet bulabilmek için gösterdiği çaba esnasınada stres ve travma altında kalıp acı ve elem çektiğini, davalıların müvekkilinin zararlarının doğmaması için gerekli dikkat ve özeni göstermediklerini, müvekkilinin satın almış olduğu uçak bileti üzerinde telefon numarası bulunduğu halde basit bir tedbir olarak telefon yolu ile uçuşun iptalinden haberdar edilmediğini ileri sürerek, uçak bileti bedeli 84,68 TL ve taksi ücreti 300 TL olmak üzere toplam 384,68 TL maddi taminat ile 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve davalı … vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yolculuk günü …. herhani bir sefer gerçekleştirilmediği ve davacıya bunun makul bir mazeretinin bildirilmediği, davacıya alternatif seferler sunulmadığı, davacının uçuşun iptal edildiği noktasında bilgilendirildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, bu hali ile zararın oluşmasında davalıların kusurlu olduğu, bu nedenle davalıların bilet bedeli ve uçuş olmadığı için havaalanına geliş gidiş ücretinden sorumlu oldukları uçak seferinin gerçekleşmemesi ile birlikte davacının normal bir şekilde manevi sıkıntı yaşamasının doğal olduğu, fakat bu manevi sıkıntının tazminatı gerektirmesi için işin olumsuz sonuçlanmasının doğası gereği olan sıkıntıdan fazlaca bir sıkıntının meydana gelmesi gerektiği, her ne kadar davaı tedavi için Ankara’ya gideceğini belirtmiş ise de; bu konuyu ispatlar herhangi bir belge veya tanık bulunmadığı, böylelikle davacının manevi zarar gördüğünü ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 384.68 TL maddi tazminatın 11.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterekenve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Taşıyıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan asli edim yükümlülüğü, taşıma işini zamanında ve gereği gibi yerine getirmektir. Somut olayda davalı hava yolu şirketinin herhangi bir sebep göstermeden ve önceden haber vermeksizin uçuşu iptali karşısında asli edim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve böylece sözleşmeye aykırı davrandığı tartışmasızdır. Bunun yanında davalı şirketin, ilçesinden … hava alanına gelen davacıyla ilgilenmemesi, davacının hava alanında bilgi alacak kimseye ulaşamaması, zorunlu olarak ilçesine geri dönmesi, 11-12 Eylül 2011 tarihindeki doktor kontrollerini yaptıramamasının davacının yaşama keyfini azaltan, onda moralsizlik yaratan yanlızlık hissine düşüren bir olgu olması karşısanda, davacının kişilik haklarının ihlal edildiği ve bu ihlalin davacının ruhsal bakımdan sarsılmasına, üzülmesine, onun huzurunu kaçıran bir acı ve elem duymasına neden olduğu göz önüne alınmadığından, davacının lehine uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini düşünmem nedeniyle çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.