YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18381
KARAR NO : 2015/3112
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
MAHKEMESİ : … ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 tarih ve 2013/362-2014/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka ve fer’i müdahil … vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 21.12.1999 tarihinde 80.000,00 DM tutarındaki mevduatını …’nin … Merkez Şubesi’ne yatırdığını, davalı banka çalışanlarının kasıtlı ve yanıltıcı yönlendirmeleri neticesinde müvekkilinin parasının off shore hesabına havale edildiğini, müvekkiline buraya yatırılan paraların devlet güvencesi altında olmadığına dair bilgi verilmediğini, …’ye el konulması sonrasında müvekkiline ait paraların off shore hesabında olduğundan bahisle iade edilmediğini, davalı bankanın selefi olan … yöneticilerinin …. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yargılanıp nitelikli dolandırıcılık suçundan ceza aldıklarını, ileri sürerek 80.000,00 DM karşılığı 40.904,00 Euro’nun 15.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı bankayı devraldığı … ve … arasında yapılan hisse devri protokolü uyarınca dava konusu alacaktan …’nin sorumlu olduğunu, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/300 esas sayılı dava dosyasında davacı tarafından açılan dava nedeniyle derdestlik söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumete ilişkin itirazlarıyla birlikte, davacının serbest iradesiyle daha fazla gelir getirdiğine inandığı off shore hesabına parasını havale ettiğini kendi kusuruna dayalı hak iddia edemeyeceğini, davalının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, dava konusu alacak yönünden müvekkilinin sorumluluğu olmadığın savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/300 esas sayılı dava dosyasında davanın esasına girilmeksizin erken açılan davanın reddine karar verildiği, bu nedenle derdestlik itirazının yerinde olmadığı … çalışanlarının davacını iradesini yanıltarak parasını off shore hesabına aktardıklarını, bankaya … tarafından el konulduğu, davacının yatırdığı parayı geri alamadığı, bankanın halefi olan davalının yatırılan para nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 40,903,35 Euro’nun 20.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve fer’i müdahil … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre, davalı banka ve fer’i müdahil … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka ve fer’i müdahil … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, karar düzeltme isteyen fer’i müdahil … harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 09/03/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, tazminat istemine ilişkin olup davacı, …’nin çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına gönderildiğini, bu nedenle …’nin kusurlu olduğunu belirterek bankaya yatırdığı paranın tahsilini talep etmiş olup mahkemecede davanın kabulüne karar verilmişse de … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/300 esas sayılı dosyası ile davacının açtığı davanın reddine karar verildiği, ancak tebliğ işlemlerinin yapılmadığı için kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ı maddesi uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görüşülmekte olmaması dava şartları içerisinde sayılmıştır. Bu itibarla mahkemece dava şartlarından olan derdestlik gözönüne alınarak, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, kanaatiyle çoğunluğun görüşüne karşıyım.