YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18438
KARAR NO : 2015/3061
KARAR TARİHİ : 06.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/09/2014 tarih ve 2013/616-2014/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar-karşı davalılar vekili ile davalı-karşı davacı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 22.11.2006 tarihinde, davalı idareye ait trenin, …’ndan hareketi sırasında bekleme süresine uymayarak hemen hareket etmesi neticesinde trenden inmek isteyen müvekkillerinin murisi …’ın tren ile peron arasında sıkışarak vefat ettiğini, olaydan davalı idare ile tren makinisti ve kondüktörü olan diğer davalıların sorumlu olduğunu, müvekkillerinin olay nedeniyle büyük bir maddi ve manevi yıkım yaşadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinden murisin eşi … için 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın; murisin çocukları …, …, …, …, …, …, … ve … için ayrı ayrı 5.000.00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın; murisin babası … ile murisin annesi … ve murisin kardeşleri …, … ve … için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminattan oluşan toplam 50.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 25.11.2011 tarihinde maddi tazminat talebini müvekkillerinden murisin eşi … için 30.398,00 TL, murisin çocukları için toplam 9.746,00 TL olarak ıslah etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı idare vekili, idari yargının görevli olduğunu, müvekkilinin husumetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, olayın meydana gelmesinde müvekkili idarenin bir kusurun bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, murisin gecikmeye neden olduğu tren seferleri nedeniyle müvekkili idarenin toplam 3.566,40 TL tehir ücretinden oluşan maddi zararının 22.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı- karşı davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, dava konusu olayda müvekkillerinin kusurunun ve ihmalinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davaya konu kazada davacıların murisinin %70, davalı idarenin ise %30 oranında kusurlu olduğu, diğer davalıların ise herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, faizin başlangıç tarihinin haksız fiil tarihi olması gerektiği, karşı davacının tren seferlerindeki gecikme nedeniyle uğradığı zarar miktarının % 30 kusur indirimiyle 2.496,48 TL olduğu gerekçesiyle, maddi tazminatla ilgili bozma yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat taleplerinin kabulüne, davacı … için 10.000 TL, diğer davacılar için 5.000’er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalı … den tahsiline, öteki davalılara açılan davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 2.496,48 TL’nin olay tarihi olan 22/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar-karşı davalılar vekili ile davalı-karşı davacı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin asıl davada diğer davalılar … ve …’a ilişkin temyiz itirazları ile karşı davaya ilişkin aşağıda 4 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları ve davalı-karşı davacı … vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2014 yılı itibariyle 1.890,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 19.09.2014 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut uyuşmalıkta, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup dava konusu edilen alacağın reddedilen kısmının yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle davalı-karşı davacı … vekilince karşı davaya yönelik olarak yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, Dairemizce maddi tazminata ilişkin yerel mahkemece verilen ilk kararın faiz oranı ve faizin başlangıç tarihi bakımından bozulmasına ve mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, davacının maddi tazminat talebi konusunda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davacılar vekilinin karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosyada mevcut veraset ilamında müteveffanın mirasçılarının …, … , …, …, …, …, …, …, … olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece müteveffanın mirasçıları olmayan diğer davacı-karşı davalıların tehir tazminatından sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın anılan mirasçılar dışındaki davacı-karşı davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair davalı- karşı davacı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı … vekilinin karşı davaya ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.295,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacı …’nden alınmasına, 06/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.