YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18542
KARAR NO : 2015/4865
KARAR TARİHİ : 08.04.2015
MAHKEMESİ : …FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 tarih ve 2013/95-2014/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına 172022 sayı ile tescilli “… JEANS” ibareli marka ile 98/… sayı ile tescilli “…” ibareli markanın, davalı tarafından gerek ilgili mevzuatın, gerekse yargı kararlarının belirttiği şekilde kullanmadığını, bu ibare ile faaliyet gösteren müvekkilinin, ayrıca yaptığı başvurularda davalı yanın kötü niyetli itirazları ile karşılaştığını, ayrıca müvekkilinin söz konusu ibareyi sektöründe tanınan bir marka haline getirdiğini, markayı kendi adına tescil ettiren davalının, gerek kendisi, gerekse üçüncü kişilere söz konusu markaları kullandırarak, müvekkilinin oluşturduğu tanınmışlıktan mesnetsiz olarak faydalanmasının mümkün olabileceğini iddia ederek, davalı adına … sayı ile tescilli “… JEANS” ibareli marka ile 98/… sayı ile tescilli “…” ibareli markanın tüm hizmet sınıfları bakımından 556 Sayılı KHK’nın 14. maddesi bağlamında 42.c madde hükmüne göre hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; işbu davaya konu makaların, dava tarihinden önce müvekkili tarafından dava dışı …’na devredildiğinden, müvekkilinin dava konusu markalar üzerinde tasarruf edebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığını, bu nedenle öncelikle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin tescil ettirdiği markaları tescil ettirdiği tarihten devrettiği tarihe kadar nizasız ve fasılasız olarak kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı vekili; davacı yanın dava konusu markaların müvekkili adına tescilli olmasından dolayı herhangi bir zararı olmadığını, bu nedenle davacının işbu davayı ikame etmesinde hukuki yararının bulunmadığını, huzurdaki davanın beş yıllık zaman aşımı dolduktan, yani 15 yıl sonra ikame edildiğini, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkilinin de mezkur markaları devraldığı tarihten bu yana markasını kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın niteliği itibariyle iptali istenilen her iki markanın da 556 sayılı KHK’nın 14. madde kapsamında ve ciddi surette kullanıldığını davalı tarafın kanıtlaması gerekmekte olup, bu kullanıma ilişkin yeterli delil sunulmadığı gibi kullanıma ait olduğu iddia olunan faturalarla ilgili yapılan muhasip incelemesinde de davalının … markasının hali hazırda müflis olan … Şirketi’ne verdiği lisans yoluyla bu şirketin kullanımının da ciddi kullanım düzeyinde olmadığı, kesintisiz 5 yıllık süre içersinde sadece cüz’i nitelikte 4 adet faturaya dayalı … markasını kullandığı, (1) nolu davalı … Yatırım Proje Danışmanlık ve Yazılım A….nin dava tarihinden 1 gün sonra; ancak henüz davadan haberdar olmadan her iki markayı dahili davalı …’na devrettiği, her ne kadar dava tarihinde adı geçen davalı tescilli marka sahibi ise de davadan haberdar olmadan önce markaları devretmiş olması sebebiyle adı geçen davalının hasım olamayacağı, dava tarihinden önce davaya konu markaların 5 yıllık süre içerisinde haklı bir sebebe dayanmaksızın ve kesintisiz olarak kullanılmadığı, bir başka deyişle davalı yanın bu süre zarfında markanın haklı olarak kullanıldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şahıs hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu markanın dava açıldıktan sonra devri nedeniyle HMK’nın 125. maddesi uyarınca davanın yeni malike yöneltilmesi sonucunda önceki malik olan davalı … Yatırım Proje Danışmanlık ve Yazılım A….nin de söz konusu HMK’nın 125. maddesi kapsamında değerlendirilmiş olmasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.