YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18659
KARAR NO : 2015/3131
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.10.2010 tarih ve 2005/363 – 2010/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, …eski genel müdürü olan ….’a bankadan ayrılırken tazminat ve başarı primi olarak 136.000 USD’lik ödeme yapıldığını, bu ödemenin personel alacaklar hesabı kullanılarak yapılması suretiyle vergi yükümlülüğünden kaçınılmak istendiğinin anlaşıldığını, bu şekilde ödeme yapılması nedeniyle müvekkilinin ceza ödemek zorunda kaldığını, bu işlemlerin banka eski yönetim kurulu üyesi …, eski yönetim kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı … ve muhasebe müdürü ….’in bilgisi ve talimatları dahilinde yapılması nedeniyle davalıların sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 28/07/2005 tarihi itibarıyla 218.727,15 TL olan banka zararının 28/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, zamanaşımı definde bulunmuş, esasa ilişkin olarak ise müvekkillerinin sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yatırılması gereken verginin geciktirilerek yatırılmasından kaynaklanan zararda davalı muhasebe müdürü …’in sorumluluğunun mevcut olmadığı, yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların ise verginin yatırılması gereken 20/09/2000 tarihi ile bankanın fona devir tarihi olan 15/03/2001 tarihine kadar olan süreye tekabül eden dönem için 60.194.TL tutarındaki verginin zamanında ödenmemiş olması nedeniyle bankanın maruz kaldığı gecikme zammı tutarı 19.864,02 TL’den aynı dönem için 60.194.TL tutarındaki kaynağın kullanımından elde ettiği alternatif gelir olan 17.514.TL’nin tenzili ile kalan 2.350,02 TL zarardan müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın reddine, davalılar … ve … aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 2.350,02 TL tazminatın 20.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal reeskont faizi ile bu davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar … ve … vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar davalı … vekili tarafından da temyiz edilmiş ise de, 06.05.2013 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edildiği ve dilekçe ekinde bulunan kimlik tespiti uyarınca dilekçenin kararı temyiz eden tarafa ait olduğu anlaşılmıştır. Feragat, HMK’nın 307. vd. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Bu itibarla, feragat nedeniyle davalı …’in temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, iddiaların ileri sürülüş biçimine göre, önceki şirket yöneticileri aleyhine açılmış sorumluluk davası niteliğindedir. Bu nedenle davacı şirket adına açılan dava yönünden TTK’nın 341. maddesi gereğince genel kuruldan sorumluluk davası açmak için karar alınması gerekmektedir. Dairemiz uygulamasına göre dava şartı niteliğindeki bu husus sonradan tamamlanabileceğinden bu eksiklik giderilmeden davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı ve davalı … vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.