YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18986
KARAR NO : 2015/4772
KARAR TARİHİ : 06.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/1104-2014/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili çalışanının aracından muhtelif eşyaların yanısıra bayilerin birinden alınmış 30.000 TL bedelli, müvekkili namına keşide edilmiş, ancak tanzim ve vade tarihi henüz yazılmamış bononun da çalındığını ileri sürerek anılan bononun iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bononun keşide tarihinin bulunmadığı, bu şekilde ilan yapıldığı, kıymetli evrak vasfında olmayan senedin iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Talep, zayi nedeniyle bono iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacı vekilinin dava konusu bonoda keşide tarihinin olmadığını belirttiği, keşide tarihi yazılmamış bononun kıymetli evrak vasfında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 778/2-f bendinin atfı ile bonolarda da uygulanması mümkün olan aynı Kanunun 680’inci maddesi uyarınca açık bono düzenlenilebilecek olması karşısında anılan eksikliklerin sonradan doldurulması mümkün olup, belirtilen hususları eksik olarak kaybedilen bononun zayi edilmesi halinde, iptalinin istenmesi de olanaklı bulunmaktadır. Dairemiz’in istikrar kazanan kararları da bu yöndedir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu bononun zayi edildiği iddiası üzerinde durularak, gerekli inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.