YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19035
KARAR NO : 2015/6315
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ : ERZURUM 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/09/2014
NUMARASI : 2013/950-2014/843
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2014 tarih ve 2013/950-2014/843 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı E.. M..’nün personel maaşlarının ödenmesi ve promosyon alınmasına ilişkin açtığı ihaleyi kazandığını, taraflar arasında protokol imzalandığını, müvekilinin protokol nedeniyle 9.253,70 TL damga vergisi ödediğini, ancak davalı tarafın ihaleyi ve protokolü tek yanlı feshedip tekrar ihale açtığını ve ihaleyi kazanan dava dışı banka ile protokol imzaladığını, müvekkilinin damga vergisinin iadesi için vergi dairesine yaptığı başvuruların reddedildiğini, müvekkili bankanın imzaladığı protokol nedeniyle yaptığı vergi ödemesinin müspet zarar olduğunu, davalı kurum tarafından yapılan feshin haksız olduğunu ve bu zararların karşılanması gerektiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle muhtemel kazanç kaybı oluştuğunu, hesap edilecek menfi zararlarının da davalı tarafça karşılanması gerektiğini ileri sürerek şimdilik 9.253,70 TL damga vergisi alacağı ve 1.000,00 TL yoksun kalınan kazanç olmak üzere toplam 10.253,70 TL’nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu protokolün müvekkili idare ile davacı banka arasında müvekkili kurum personeli adına yapıldığını, bu işlemlerde tarafın müvekkili idare değil kurum personeli olduğunu, protokolün sözleşme niteliğinde olmadığını, idarenin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmediğini, karşılıklı anlaşma yoluyla protokolün sonlandırıldığını, davacı bankanın sonraki tarihli ihaleye katılıp pey sürmesinin protokolün karşılıklı olarak feshedildiğinin davacı bankaca zımnen kabulü anlamına geldiğini, davacının vergi konusu olmayacak belge için damga vergisi ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davalı idarenin personelinin maaşlarının ödenmesi ve promosyon alınmasına ilişkin sözleşme aktedildiği, davacının sözleşme nedeniyle 9.253,70 TL damga vergisi ödediği, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, bu durumda davacının müsbet zararı olan 9.253,70 TL damga vergisinin tazminini isteyebileceği gerekçesiyle 9.253,70 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının yoksun kaldığı kazanç kaybını ispatlayamadığından fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 479,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.