YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19076
KARAR NO : 2015/3367
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2013 tarih ve 2008/310-2013/655 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Münüse … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili şirketin anteti bulunan kağıtlar kullanılmak suretiyle şirket adına davalı bankaya hitaben talimat düzenlendiği, bu talimatlara dayalı olarak ve sahte imza ile davalı banka şubesi tarafından … isimli kişiye müvekkili şirket hesabından ödeme yapıldığı, gerekli özen ve dikkati göstermeyen davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 57.600 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise aynı nedenle söz konusu meblağın davalı …’dan tahsilini istemiştir.
Davalı banka vekili, asıl davada, davanın zamanaşımına uğradığını, söz konusu olayda müvekkili bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, birleşen davada, davacının kendi bilgisi dahilinde ve imzasını taşıyan talimatla çekilen para için işbu davayı açtığını, haksız kazanç peşinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin davalı bankada bulunan hesabından bilgisi dışında çekilen paralarla ilgili ödeme fişlerinin tamamında …’ın adı ve imzası bulunduğu, davalı banka tarafından, davacı şirket yetkilisi … ait olmadığı grafolog bilirkişi raporundan anlaşılan sahte imzalı talimat mektuplarına istinaden, davalı …’a ödeme yapılmasında davalı bankanın hataya düştüğü ve kendi işlem alanında ortaya çıkan bir usulsüzlüğün olduğunun açık olduğu, davalı banka her ne kadar işlemleri içeren hesap ekstresinin davacı şirket yetkilisine gösterildiğini ileri sürmüş ise de, davacı şirket yetkilisinin imzası bulunan bu ekstrenin, yapılan işlemlerden sadece 01.12.2006 tarihli 1.000 TL ‘lik ödemeyi içerdiği tespit
edildiğinden bu savunmalar yerinde görülmeyerek, asıl dava yönünden davalı bankanın, hesap sahibinin açık bir izni bulunmadığı halde …’a yaptığı ödemelerden sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, birleşen dava yönünden ise, uyuşmazlık konusu işlemler 14.11.2006 tarihli temsil yetkisi içeren tutanağa dayalı olmadığından, bu belge yönünden bir inceleme yapılmadığı, işlemlerin doğrudan davalı …’ın davacı şirket yetkilisinin imzasını taklit etmek suretiyle bankadan para çekme şeklinde gerçekleştiği anlaşıldığından, davalının şirket hesabından çektiği ve şirketle ilgili herhangi bir işle ilgili kullanıldığı belgelenemeyen bu eyleminden dolayı sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, davacıya ait mevduat hesabında bulunan paranın sahte belgelerle davacı çalışanına ödenmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Davacı şirket adına sahte imza ile düzenlenmiş 13 adet ödeme talimatına dayalı olarak davalı banka tarafından diğer davalı …’a toplam 57.600 TL ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacı şirketin yapılan ödemelere muvafakat gösterip göstermediği noktasında toplanmaktadır. O halde mahkemece, öncelikle davacı şirketin ticari kayıtları ve banka hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması,yapılan ödemelerin davacı şirket kayıtlarına işlenip işlenmediğinin tespit edilmesi, bununla birlikte davacı şirket tarafından düzenlenip davalı …’a verilen ve uyuşmazlık konusu ödemelerden önceki bir tarih olan 14.11.2006 tarihli yetki belgesinin davalı bankaya sunulup sunulmadığı ve bankaca bu belgenin uyuşmazlık konusu ödeme tarihlerinden evvel herhangi bir işlemde kullanılıp kullanılmadığı hususları araştırılarak söz konusu ödeme işlemlerinin davacı yanca benimsenip benimsenmediğinin diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle her iki davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de; asıl dava bakımından birleşen davada davalı olan …’ın davacı çalışanı olması nedeniyle çalışanını özenli seçmeyen davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tartışılmaması da doğru görülmemiş, kararın anılan bu yönden de davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına, (2) numaralı bentte yazılan nedenle davalı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.