Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/19153 E. 2015/13159 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19153
KARAR NO : 2015/13159
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ : …… ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/07/2014
NUMARASI : 2011/228-2014/189

Taraflar arasında görülen davada …… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.07.2014 tarih ve 2011/228-2014/189 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.12.2015 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. D.. S.. ile davalı-karşı davacı vekili Av. G… Ç… Ç… dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen “Yönetim Sözleşmesi” uyarınca müvekkilinin çalışanı olan üç yöneticinin davalının hissedarı olduğu şirketlerde genel müdür olarak görevlendirildiğini, sözleşmenin “Garantörün Taahhütleri” başlıklı 5. maddesine göre, davalının, müvekkili Şirket ve genel müdürlerin uğrayacakları zararları tazmin etmekle mükellef olduğunu, S… Grubu aleyhine işlem başlatılmış olması ve Kentbank yöneticileri hakkında soruşturma başlatılmış olması nedeniyle müvekkili şirketin büyük zarara uğradığını, bu olumsuzluklar nedeniyle uğradığı doğrudan zararın 03 Kasım 2010 tarihi itibariyle yaklaşık olarak 2.600.000 USD olduğunu, garantör M.. S.. ile müteaddit kereler yapılan toplantılarda müvekkili şirketin zararının karşılanacağı taahhüt edilmişse de bu taahhütler hiçbir zaman yerine getirilmediğinden işbu davanın açılmasının zaruri bir hal aldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, 50.000,00 TL’nin davalı M.. S..’den alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline isnad edilen herhangi bir işlem ve suç oluşturan bir eylem bulunmadığının Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tespit edildiğini, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Hollanda yetkili makamlarına gönderilen yazıda, müvekkiline isnat edilen suçla ilgili herhangi bir işlem ve suç oluşturan bir eylem olmadığından dava açılmayarak soruşturma dosyasının sonlandırılarak kapatıldığına dair 06.03.2006 tarihli bir yazı ile adli hususlarda karşılıklı yardımlaşma talebinden vazgeçtikleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair 29.04.2008 tarihli kararın Hollanda yetkili makamlarına gönderildiğini, böylece müvekkiline isnat edilen suçun oluşmadığının ispatlandığını, davacının aleyhine yürütülmüş olan soruşturmanın ise doğrudan Hollanda Makamları tarafından başlatılmış bir soruşturma olup, sadece davacı aleyhine yürütüldüğünü, davacının uğradığını iddia ettiği zarar şayet var ise dahi, bu davacının kendi ağır kusuruyla ve Hollanda yetkili makamlarının yaptığı soruşturma nedeniyle gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiş; karşı davasında da Hollanda Savcılığı tarafından başlatılan soruşturmada davacının muhasebe ve kayıt tutmadaki hataları, eksiklikleri ve istenen evrakları zamanında ilgili adli makamlara teslim etmeme nedeniyle müvekkiline büyük zarar verdiğini, dolayısıyla müvekkilinin hukuki yardım almak zorunda kaldığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmaması ve Hollanda Hukukuna göre yapması beklenen görevlerini ağır kusuruyla ihlal etmesi nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi ciddi zararlara uğradığını, müvekkilinin uğradığı maddi zarar toplamının yaklaşık 935.487,06 Euro olduğunu ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL’lik kısmının avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı karşı davalı F… A… T… NV’nın tazminat talebine konu ettiği olayların esasen kendi sorumluluk alanında kalan yükümlülüklerine aykırı hareketi neticesinde meydana gelmiş olduğu, davalı karşı davacı M.. S..’in tazminat talebine konu ettiği masraf ve ödemelerin dava dışı tüzel kişilik tarafından yapılmış olması nedeniyle tazminata konu bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 08.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.