YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3066
KARAR NO : 2014/6359
KARAR TARİHİ : 01.04.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2012 gün ve 2011/169-2012/218 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.11.2014 gün ve 2013/4550-2013/19480 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “SunPoints” ibaresinin marka olarak tescili için TPE’ye başvuruda bulunduğunu, başvurunun TPE tarafından “SUNPOINT+şekil” ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca, 35/01. ve 03. sınıfa dahil emtialar yönünden reddedildiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da TPE YİDK’nun 2011-M-3275 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı gibi, redde dayanak marka kapsamındaki hizmetlerin bronzlaşma merkezlerine özgülendiğini ve daha dar kapsamlı olduğunu, bu nedenle KHK 7/1-b hükmü koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, başvuruda son harf olan “s” ilavesinin kelimenin anlamında bir fark yaratmayıp sadece çoğul eki olduğu, bu nedenle kelimeler arasında kavramsal algı farkı yaratmayacağı, ortalama tüketici nezdinde başvuru ve redde mesnet markanın hemen hemen aynı gibi algılanacağı, belirtilen nedenlerle başvurudan çıkarılan hizmetler yönünden KHK 7/1-b hükmü uyarınca tescil engelinin bulunduğu ve YİDK kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.