YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3406
KARAR NO : 2014/6361
KARAR TARİHİ : 01.04.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2013 gün ve 2012/84-2013/32 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.12.2013 gün ve 2013/9099-2013/22982 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “Eti Form” ve “Form” ibareli markaların ve endüstriyel tasarımların bulunduğunu, davalı şirketin 2010/12513 sayı ile “Doğuş Bitki Çayı Form Karışık Bitki Çayı Mixed Herbal Tea Çilekli” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini, davalı adına müktesep hak olduğu TPE tarafından belirtilen marka hakkında hükümsüzlük davaçı açtıklarını, davalı markalarının birbirine kazanılmış hak sağlar niteliklerinin bulunmadığını, markalarının tanınmışlığının mahkeme kararları ile sabit olduğunu, tüm sınıflarda korunması gerektiğini, davalı markasında da “Form” ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığını, zira markadaki diğer ibarelerin cins belirtip ticaret ünvanı olduklarından ayırt edicilik sağlamadığını, “Form” ibareli bir çok markanın müvekkili markaları sebebiyle iptal edildiğini ileri sürerek TPE YİDK’in 2012-M-427 sayılı kararının iptalini, davalı şirketin 2010/12513 sayılı başvurusuna konu “Doğuş Bitki Çayı Form Karışık Bitki Çayı Mixed Herbal Tea Çilekli” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu işaretin davalının önceki markasının serisi mahiyetinde olduğu, başvurunun davacının markalarıyla değil, davalı adına tescilli markalarla aynısı olduğu genel izlenimi bıraktığı, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tüketicinin davalı işaretini gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının “Form” ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.