Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4014 E. 2014/7008 K. 10.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4014
KARAR NO : 2014/7008
KARAR TARİHİ : 10.04.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.02.2012 gün ve 2011/135-2012/37 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.11.2013 gün ve 2012/8094-2013/20756 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin 2009/34345 sayılı marka başvurusu ile “BİSKREM BİSTİCK” ibaresini 30. sınıfta marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin “STİCK” ve “STİX”  ibareli markalarını dayanak göstererek marka başvusuna yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa “BİSKREM BİSTİCK” ibaresinin tescili halinde müvekkiline ait “STİCK” ve “STİX” ibareli markalarla karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ayrıca markanın tanınmışlığından ve itibarından yararlanacağını, haksız rekabete yol açacağını  ileri sürerek, TPE YİDK’nın  07.02.2011 tarih ve  2011-M-394 sayılı kararın iptali ile markanın tescili halinde hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markasındaki “STİCK” kelimesinin büyük harflerle veya öne çıkarılmadığını, “STİCK” kısmının münhasır veya esas unsur olmayıp markanın “BİSKREM BİSTİCK” şeklinde olduğunu, markayı oluşturan her iki kelimenin de aynı karakterde ve aynı büyüklükte yazıldığını, söz konusu markada yer alan “BİSKREM” kelimesinin müvekkili adına tescilli ve toplumda tanınmış bir marka olduğunu, davacının itiraza dayanak “STİCK” kelimesinin İngilizce “çubuk”, “değnek” gibi anlamlara geldiğini, bu sözcüğün tek başına kullanıldığında ürünün şeklini ortaya koyan bir nitelik taşıdığından çubuk şeklinde bir ürün için ayırt edicilikten uzak olduğunu, “STİCKS” kelimesinin farklı bir yazım veya ifade şekli olduğu düşünülebilirse de müvekkili markası ile bir ayniyet veya benzerlik söz konusu olmadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece davalı şirketin tescil başvurusu “BİSKREM BİSTİCK” ibaresinden meydana geldiği,davacının itiraza dayanak markalarının “BABY STİX”, “PANDA SÜPER STİX”, “STİX”, “STİX ŞEKİL”, “7 STİCK ŞEKİL”, “PANDA BABYSTİCK”, “STİCK SEVEN  ibarelerinden oluştuğu, STİCK” sözcüğünün vasıf bildirici olduğu ve sektöründe yaygın olarak kullanılageldiği durumlarda İngilizce bilen veya bu ibare ile daha önce karşılaşmış biri için yardımcı unsur olarak algılanabileceği, ayrıca “STİCK” ibaresinin
tabloda örneklendirildiği gibi farklı firmalar tarafından farklı ürünler üzerinde gerek markasal olarak kullanımının yoğunluğu gerekse de marka olarak tesciline izin verilmiş olması nedeniyle ayırt edici karakterinin düşük olduğu, grafik tasarım yönünden ve kullanılan yazı karakterleri açısından yapılan değerlendirmede genel olarak markaların benzer olduğunu söylemenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.11.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.