Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4176 E. 2014/12239 K. 26.06.2014 T.
Yayınlanma Tarihi: 18.01.2024 23:03
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4176
KARAR NO : 2014/12239
KARAR TARİHİ : 26.06.2014
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2013 tarih ve 2013/347-2013/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Sütçü İmam Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olan müvekkilinin, TÖMER adlı kuruma 26.11.2010 tarihine kadar okutmanlık başvurusu yapmak amacıyla, 25.11.2010 tarihinde Kahramanmaraş'tan İstanbul'a davalıya ait uçak ile rötarlı olarak seyahat ettiğini, ancak valizinin ağırlığının fazla oluşu nedeniyle kendisinden habersiz olarak uçağa alınmadığını, bagajını bir gün sonra alabildiğini ve yapması gereken başvuruya yetişemediğini ileri sürerek, olayın oluşumunda kusurlu olan davalı kurumdan 3.000.00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gecikmenin İstanbul Havalimanı'ndaki yoğunluktan kaynaklandığını, müvekkilinin uçuş saati konusunda bir garantisinin bulunmadığını, olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, valizin bir gün sonra teslim edilmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı şirket ile yapmış olduğu seyahat sonrasında bagajının kendisine geç teslim edilmesinin BK’nın 49.maddesi anlamında kişilik haklarına haksız bir saldırı niteliğinde bulunmadığı, bu bağlamda manevi tazminat isteme koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.