YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4492
KARAR NO : 2014/10891
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2013 tarih ve 2011/204-2013/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009/59690 sayılı ….ve 2009/59691 sayılı … ibarelerinin marka olarak tescili için …’ye başvuruda bulunduğunu; 2009/59691 sayılı … ibareli başvurunun davalı …’e ait 2004/11693 ve 2009/37822 sayılı ‘kozmik’ ibareli ve dava dışı üçüncü kişiye ait 2006/59510 sayılı ‘cosmic’ ibareli markalara dayalı olarak … tarafından KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca re’sen reddedildiğini, 2009/59690 sayılı …. ibareli başvurularının ise, davalının itirazı sonucu KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca kısmen reddedildiğini, …. ve … ibareleri üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu, redde mesnet markaların hükümsüzlüğü için dava açtıklarını ileri sürerek, 2011-M-3914 ve 2011-M-3916 sayılı … YİDK kararlarının iptali ile müvekkiline ait 2009/59690 ve 2009/59691 sayılı marka başvurularının tescil işlemlerinin tüm sınıflar yönünden devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kurum kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının müvekkilinin tescilli … markasını kullanım şekli itibariyle birebir taklit ettiğini, başvuru konusu marka ile müvekkiline ait markaların aynı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen 2011-M-3916 sayılı YİDK kararı yönünden başvuru ile redde dayanak alınan markaların 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsadığı gibi, işaretlerin de aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, 2011-M-3914 sayılı YİDK kararı yönünden ise, başvuru ve davacı markaların kapsamlarında yer alan mallar tüketici profilleri, üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları itibariyle tamamen aynı veya aynı tür olduğu, başvurusunun …. ibaresinden, davalının itiraza dayanak markalarının ise, …, …. ibarelerinden oluştuğu, başvuru ile davalının itiraza mesnet markalarının KHK’nın 8/1-b hükmü anlamında benzer olduğu, karıştırma riskinin mevcut olduğu, iptali istenen her iki YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.