YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4639
KARAR NO : 2014/11484
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2011 gün ve 2011/156-2011/60 sayılı kararı bozan Daire’nin 26/11/2013 gün ve 2012/5188-2013/21455 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 26.06.2003 tarihli sözleşmeyle…. A.Ş’deki paylarının ve alacaklarının davalıya devredildiğini, aynı tarihli protokolle kararlaştırılan edimlerin müvekkilince yerine getirilmesine karşın davalının protokolün 6-11. maddesinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek anlaşmayı ihlal ettiğini, daha sonra iki şirketin …. A.Ş. olarak birleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile anılan sözleşme ve protokolün iptalini, …. San. A.Ş. uhdesine geçen (13.070.025.000) adet payın müvekkili adına hükmen tescilini ve sözkonusu payın iptalini, birleştirilen davada ise aynı talepler …..A.Ş’ne de yöneltilerek ayrıca şirket mallarının inceleme ve tespiti ile kayyım tayinini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 8.3.2007 tarihli kararı ile kesin hükme dayanak yapılan dava ile temyize konu asıl davanın dayandıkları nedenlerin farklı olduğu gerekçesiyle, davacı yararına bozulmuş, mahkemece, bozma kararına kısmen direnilerek asıl davanın kesin hüküm nedeniyle, birleşen davanın ise hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiş, asıl dava yönünden verilen direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, taraflar arasında düzenlenen 26.06.2003 tarihli sözleşmede 2003 yılı Haziran ayı sonunda dava dışı şirkete ödenmesi kararlaştırılan 2.500.000,00 EURO’nun davalı tarafından vadesinde ödenmediği, gecikmeli olarak ödenmesi nedeniyle şirketin iflas noktasına geldiği, şirketin vergi borcundan dolayı davacının yurtdışına çıkışının önlendiği, bu şekilde davalının sözleşme hükümlerine riayet etmemesi nedeniyle davacının zor durumda kaldığı, ayrıca sözleşme hükümlerine göre davalının davacıya Yunanistan’da mukim dava dışı …şirketindeki hisselerin %5’inin devredilmesi kararlaştırıldığı halde, bunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin dava tarihi itibariyle belirlenemediği, bu şekilde davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle,
davanın kabulüne, taraflar arasında düzenlenen 26.06.2003 tarihli sözleşme ve aynı tarihli protokolün iptaline, davacı uhdesinde iken dava dışı şirkete geçen 13.070.025.000 adet hisse senedinin davacıya iadesi ile adına kayıt ve tesciline dair tesis edilen karar, davalı … vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.