Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5022 E. 2015/2983 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5022
KARAR NO : 2015/2983
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/11/2013 tarih ve 2012/209-2013/170 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.03.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait İçerenköy’deki … Ticaret Merkezi’ndeki işyerinde çalışanların emniyeti suistimal ederek müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davalı nezdinde Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi ile sigorta yaptırdığını, davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 17.04.2002-01.10.2002 tarihleri arasındaki poliçe için 2.289,21 TL, 01.10.2002-01.10.2003 tarihleri arasındaki poliçe için 50.000 TL olmak üzere toplam 52.289 TL’nin ihbar tarihi 05.04.2006 tarihinden itibaren işleyen 15.000 TL faiziyle birlikte toplam 67.289 TL’nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren uygulanan reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, hasarın teminat dışı olduğunu, usulüne uygun ihbar yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.12.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak Hırsızlık Sigortası Genel Şartları içinde bulunan Emniyeti Suistimal Klozu’nun 2. fıkrasının 2. bendinde, “Emniyeti suistimalin, bu fiili işleyen kimsenin ölümü, işten çıkarılması veya emekliye ayrılması hallerini takip eden en geç 6 ay ve her halükarda poliçenin sona erme tarihini müteakip 3 ay içinde ortaya çıkmış olması gereklidir ” hükmüne haiz olduğu, davacı şirket çalışanlarından …’ın işten çıkarılma tarihinin 30/12/2004, …’in işten çıkarılma tarihinin ise 25/05/2005 olduğu, sigorta klozu gereği 3 aylık süre bitim tarihinin ise 01/01/2003 ve 01/01/2004 olduğu, emniyeti suistimalin ise 09/06/2005 tarihli savcılık şikayeti ile ortaya çıktığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen 3 aylık sürenin bitiminden çok sonra ortaya çıkmış olduğu, bu nedenle süre yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, zararın süre yönünden teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.