Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5052 E. 2015/3677 K. 17.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5052
KARAR NO : 2015/3677
KARAR TARİHİ : 17.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2011/481-2013/572 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.03.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılardan … Döküm San. A.Ş. vekili Av. … ve diğer davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hisse senedi alım satımı yaptığını, davalı şirketin sermaye artırım kararı alarak Sermaye Piyasası Kurumu’na başvurduğunu, buna ilişkin mali tablolarını kamuya ilan ettiğini, müvekkilinin de sermaye artırım kararı ile davalı şirketin hisse senetlerinin değer kazanacağı düşüncesi ile 7500 lot hisse senedi aldığını, ancak davalı şirketin mali tablolarının gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile … tarafından davalı şirketin sermaye artırımına izin verilmediğini, bu durumun Sermaye Piyasası Bülteninde ilan edilmesinden sonra davalı şirketin hisse senedi bedelinin hızla düşmeye başladığını, davalı yönetim kurulu başkanının hatalı mali tablo açıklaması sonucu müvekkilinin zarar ettiğini, oluşan zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, hisse senedi fiyatlarının piyasa şartlarına göre belirlendiğini, sermaye artırım kararı üzerine açıklanan mali tabloların hatalı olmadığını, eksiklikler nedeniyle … tarafından sermaye artırımına izin verilmediğini, oluşan zarardan davalıların sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket tarafından 15.03.2011 tarihinde açıklanan mali tabloların Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hatalı kabul edilerek sermaye artırımına izin verilmediği, mali tabloların bağımsız denetimden geçirilerek yeniden açıklanmasının istenildiği, davalı şirket tarafından hatalı olarak açıklanan mali tabloların yatırımcıların kararlarında etkili olduğu, bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 48.877,39 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’ni geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 19.12.2013 tarihi itibariyle 1.820,00 TL’dir. Davacı vekili tarafından 50.000,00 TL’nin tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 48.877,39 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Reddedilen miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır.
Bu itibarla, reddedilen miktar yönünden davacı vekilince karar temyiz edilmiş ise de, reddedilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı şirket tarafından hisse senetlerinin halka arzı sırasında mali tabloların yanlış açıklanması nedeniyle hisse senedi alan davacının uğradığını iddia ettiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı şirket tarafından sermayesinin 23.250.000,00 TL’den 100.000.000,00 TL’ye çıkarılarak artırılan kısmın halka arzına karar verildiği, buna dayalı olarak davacı tarafından davalı şirket hisselerinden 7500 lot satın alındığı, ancak davalı şirketin …’ya bildirdiği mali tabloların gerçeği yansıtmadığının anlaşılması üzerine … tarafından bu durumun bültende yayınlandığı ve davalı şirket tarafından da bu durumun kamuya açıklandığı, bu aşamada davalı şirket hisse senetlerinin değerlerinin hızla düşerek davacının 75.000,00 TL’nin üzerinde zarar ettiği davacı tarafça iddia edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan … serbest mali müşavir olup, dava konusu sermaye piyasası ve araçlarına ilişkin uzmanlığının olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, sermaye piyasası ve araçları konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde bulunduğu heyetten rapor alınarak, davalı şirket tarafından …’ya sunulan mali tabloların hatalı hazırlanıp hazırlanmadığı, hatalı hazırlanmış ise bu tabloların yatırımcıyı etkileyip etkilemeyeceği, davacının uğradığını iddia ettiği zararın salt mali tabloların hatalı açıklanmasından mı başka bir nedenden mi meydana geldiği, hisse senetlerinin değerinin artması veya düşmesinde nelerin etkili olduğu belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 49,00 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.