Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5220 E. 2015/2869 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5220
KARAR NO : 2015/2869
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2013/8-2013/612 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan …. Vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın davalı bankadan konut kredisi kullandığını, diğer davalının ise ferdi kaza poliçesi düzenlediğini, 11.04.2012 tarihinde murisin vefat ettiğini, ölmeden önce kayısı bahçesini ilaçladığını, otopsi raporunda akciğerde kanama görüldüğünün belirtildiğini, olayın teminat kapsamında bulunduğunu ileri sürerek, 40.000 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …. vekili, poliçenin iptal edildiğini, tazminat yükümlülükleri bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların murisinin kalp damar hastalığı sonucu vefat ettiği, otopsi raporunda zehirlenmeye dair bulguya rastlanmadığı, ani ve beklenmedik kaza sonucu vefat olayının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Aynı Yasa’nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlık da mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı …’ye verilmesine, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.