YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5235
KARAR NO : 2015/3003
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2012/20-2013/531 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.03.2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 20,00 TL üzerinden 2459 m3 kazma, taşıma ve yüklenme işini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının 58.032,40 TL tutarlı 15.08.2011 tarihli fatura bedelini ödemediğini, davalıya keşide edilen 15.08.2011 tarihli ihtarnameye de haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle girişilen icra takibine davalı tarafından kısmen itiraz edildiğini ileri sürerek, takibin 41.072 TL tutarlı kısmına olan itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıdan 35.640 TL talep edebileceği, davalının itirazında 16.960 TL borcu kabul ettiği, davacının davalıdan bakiye alacağının 18.680 TL olduğu, alacağın likit olmadığı, davacının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığının da sübuta ermediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 18.680 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden, 23.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davacının fazlaya ilişkin talebi ile icra inkar tazminat talebinin ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça girişilen icra takibine karşı davalı vekilince sunulan 24.11.2011 tarihli itiraz dilekçesinde, davacıya olan borcun 9.000 TL’nin icra takibinden önce ödendiği, “bakiye borcun 16.960 TL olduğu” savunulmuş, davacı vekilince de davalının böyle bir ödemesinin olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece somut uyuşmazlıkta davacının talep edebileceği alacak miktarının toplam 35.640 TL olduğu belirlendikten sonra, davalının itirazında kabul ettiği 16.960 TL bu miktardan düşülerek, davalının itirazının 18.680 TL asıl alacak tutarı üzerinden kısmen iptaline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının ödediğini savunduğu 9.000 TL konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekli bakımından da mahkemece davalının itiraz etmediği meblağın düşülmesiyle bulunan son tutarın asıl alacak kabul edilmesi ve bu meblağ üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verilmesi suretiyle, infaz aşamasında, tüm alacağın bu son tutar olduğu tereddütü yaratılmış olmaktadır.
Oysa icra takibinde itiraz edilmeyen bir kısım varsa, bu kısım da asıl alacağa eklenmeli ve takibin toplam tutar üzerinden devamına karar verilmelidir. Örneğin mahkemenin kabul şeklinin bir an için doğru kabul edilmesi halinde somut uyuşmazlıkta, itirazın 18.680 TL üzerinden kısmen iptaline, takibin 18.680 TL ile itiraz edilmeyen 16.960 TL toplamı olan 35.640 TL üzerinden devamına şeklinde hüküm kurulmalıdır.
Dolayısıyla mahkemece kabul şekli bakımından da yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.