Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5297 E. 2015/2873 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5297
KARAR NO : 2015/2873
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 tarih ve 2011/400-2013/352 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı, davalı … ve fer’i müdahil TMSF vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.03.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı …. vekili Av…. ve TMSF vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …’ne para yatırdığını, davacının iradesi yanıltılarak hesabın offshoreye havale edildiğini, her iki bankanın sahiplerinin aynı kişiler olduğunu, banka personelinin müşterileri offshoreye yönlendirdiğini, banka yöneticilerinin de olaydan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 53.000 USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, her iki bankanın tüzel kişiliklerinin farklı olduğunu, davacının da olayda kusuru bulunduğunu, davacının talimatı ile hesabın offshoreye gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … ve … vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, offshorede toplanan paraların davalı banka bünyesinde bırakıldığı, müşterilerin off shoreye yönlendirildiği, zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 53.000 USD’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı … ve fer’i müdahil TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK’nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, zamanaşımı süresinin davacının parasını off- shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalı ve feri müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı …’ye verilmesine, temyiz eden fer’i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, alınmadığı anlaşılan 136,00 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.