Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5302 E. 2014/9175 K. 13.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5302
KARAR NO : 2014/9175
KARAR TARİHİ : 13.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2013 gün ve 2011/439-2013/65 sayılı kararı reddeden Daire’nin 26.12.2013 gün ve 2013/10610-2013/23588 sayılı kararı aleyhinde davalılardan …Yazgan, … ve … dışındaki taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı arasında dava dışı … ve …. A.Ş’nin hisselerinin devri konusunda sözleşme imzalandığını ve davalı tarafından verilen pey akçesi karşılığı verilen çekin tahsil edildiğini, ancak davalının şirket bilançosunda görünmeyen vergi borcu olduğu iddiası ile hisse devir sözleşmesini feshettiğini, oysa feshin haksız olduğunu, iyiniyet kuralları ve güven ilkesinin çiğnendiğini, bilançoda görünmeyen borç göründüğü gerekçesinin doğru olmadığını ileri sürerek, davalı tarafından verilen 1.530.000 USD bedelli çekin pey akçesinin iadesini teminen verildiğinin tespitini, davalının tek taraflı feshinin haksız olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen … 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/279 Esas sayılı dosyasında davacı şirket vekili, müvekkili tarafından feshedilen hisse devir sözleşmesi nedeniyle davalılara ödenen 2.091.199,50 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/458 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili, taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın şimdilik 1.000.000,00 USD’sinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğinin tespitine, birleşen … 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/279 Esas sayılı dosyası yönünden; davalılar … , … ve … yönünden dava geri alındığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, birleşen … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/458 Esas sayılı dosyası yönünden, davacı … ve … davalarını geri aldığından bu davacıların davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne ilişkin verilen kararı, …, … ve … dışındaki taraf vekilleri temyiz etmiş, ancak daha sonra vermiş oldukları dilekçelere istinaden Dairemizce temyizden feragat edildiği gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu kez, …Yazgan, … ve … dışındaki taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin karar verilmesinden sonra, asıl ve birleşen davaların davacı vekilleri davalarından feragat etmiş olup, vekaletnameye göre davadan feragate de yetkileri bulunmaktadır.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Asıl ve birleşen davacılar vekillerin davadan feragate ilişkin beyanının, usulen tevsik olunmak ve vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesinde belirtildiği biçimde feragat için özel yetkisi bulunmakla, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Karar ortada durduğu müddetçe mahkeme, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez. Bu itibarla, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, asıl ve birleşen davacılar vekillerinin davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, temyizden feragat nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, asıl davanın davacılar vekili ile birleşen taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 26.12.2013 gün 2013/10610 Esas, 2013/23588 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen davaların davacılar vekillerinin temyiz istemi ve temyizden feragat dilekçesi hakkında şimdilik karar verilmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, asıl davanın davacılar vekili ile birleşen davaların taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 26.12.2013 gün 2013/10610 Esas, 2013/23588 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılarak mahkeme kararının davadan feragat nedeniyle BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle asıl ve birleşen davacılar vekillerinin temyiz istemi ve temyizden feragat dilekçesi hakkında karar verilmesine şimdilik yer olmadığına, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.