YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5385
KARAR NO : 2014/9829
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/10/2012 gün ve 2011/395-2012/248 sayılı kararı bozan Daire’nin 13/11/2013 gün ve 2013/2018-2013/20363 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Irak’tan davalının Dörtyol’daki tesislerine fuel oil nakliyesi yapılmak üzere sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından nakliyenin ifa edilmesi sırasında müvekkiline ait araçlarda fuel oil yerine su karışımı madde konulduğu ve evsafının değiştiğinden bahisle tazmin bedeli olarak müvekkilinin hak edişinden kesinti yapıldığını, araç şoförleri hakkında gümrük müdürlüğünce suç duyurusunda bulunulduğunu ve yapılan yargılama neticesinde araç üzerindeki kurşun mührünün sağlam olması, sanığın yakıtı aldığı şekli ile teslim etmesi, akaryakıtta çıkan su nedeninin belirlenememesi gerekçesiyle şoförlerin beraatlerine karar verildiğini ve kararların kesinleştiğini, bu kararlar ile müvekkilinin çıkan sudan dolayı herhangi bir kusurunun bulunmadığının ispatlandığını, ancak bu konuda davalı tarafa yaptıkları başvurulara rağmen kendilerine herhangi bir geri ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 21.772,00 TL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte esas yönden de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemenin davanın esastan reddine ilişkin kararının davalı tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğine yönelik gerekçe yönünden temyiz edilmemiş bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.