YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5611
KARAR NO : 2014/9137
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2011 gün ve 2010/396-2011/707 sayılı kararı bozan Daire’nin 24.09.2013 gün ve 201271729-2013/16391 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, plastik boru üretimi alanında faaliyet gösteren müvekkilinin tanınmış “…” ibareli markasının bulunduğunu, müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin ise ticaret ünvanında ve tescil ettirdiği markasında “…” ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili şirketin tanınmışlığından haksız yarar sağladığını, iltibasa sebebiyet verdiğini, davalının reklam tabelalarında kullandığı ibareler ile halkı yanılttığını, davalı şirket kurucularının daha önce müvekkili şirkette çalışan kişiler olduğunu, müvekkili şirketin üretim yöntemleri ve müşteri çevresini bildiklerini, müvekkili şirkete ait telefonların usulsüz olarak davalı şirkete geçirildiğini belirterek marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı markasının hükümsüzlüğüne, hükmün ilanına, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz nedeniyle uğranılan zarar kapsamında şimdilik 5.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.