YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5852
KARAR NO : 2014/9345
KARAR TARİHİ : 20.05.2014
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2011 gün ve 2006/487-2011/80 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.09.2013 gün ve 2011/15257-2013/16941 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili …’ın …olarak tanınan icracı sanatçı …’ın mirasçılarından biri olduğunu, davalının hak sahibi olmadığı halde …çalışmalarını piyasaya sürdüğünü, davalıya gönderilen ihtarnameye verilen cevapta söz konusu eserleri …–…’tan devralmaları nedeniyle hak sahibi olduklarını iddia ettiklerini, böyle bir devir sözleşmesi mevcut olsa dahi FSEK’nin 49. maddesi gereğince mirasçılardan yazılı muvafakat alma şartı gerçekleşmediğinden geçersiz olduğunu, ayrıca … ile … arasında da herhangi bir sözleşme bulunmadığını ileri sürerek, “…” çalışmalarının hak sahibinin kim olduğunun tespitini, tecavüzün ref’ini, mali ve manevi hakların ihlali nedeniyle 8.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini, sözleşme yapılmış olsa idi müvekkilinin isteyebileceği bedelin 3 kat fazlasının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini ve davalının haksız olarak elde ettiği karın müvekkiline devrini talep etmiş, ıslahla toplam 85.537 TL’nin tahsilini talep etmiş ve diğer mirasçılara ait vekaletnamelerde dosyaya ibraz edilmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından piyasaya sunulan “…” çalışmalarının …–… ile yapılan 01.03.1983 tarihli sözleşmeye binaen alınan müzik eseri işletme belgesine göre gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava sanatçı …’ın mirasçılarından sadece … tarafından açılmış olup davacı vekilinin sonradan diğer mirasçıları da davaya dahil etme isteği usule uygun bulunmadığından yargılamaya sadece … yönünden devam olunduğu, davacının miras bırakanı …’ün (…) FSEK’nin 80. maddesi kapsamında icracı sanatçı olarak dava konusu albümler bakımından mali hak sahibi olduğu, davalı taraf …-… ile yaptığı sözleşme nedeniyle sanatçı …’ın albümlerini yayınlamaya yetkisi bulunduğunu savunmakta ise de FSEK’nin 49/1. maddesi gereğince eser sahibinden mali bir hakkı veya kullanma ruhsatını iktisap eden kimsenin ancak eser sahibinin veya mirasçılarının muvafakati ile bu hakkı veya ruhsatı başkasına devredebileceğinden bu savunmanın yerinde görülmediği, davalı şirketin FSEK’nin 49. maddesi karşısında mali hak sahibi olmadığı, FSEK’nin 68/1 maddesine göre yaptırılan hesaplamada davacının miras payının 3/8 olduğu gözetilerek 68. maddeye göre istenebilecek rayiç bedelin 26.076,72 TL üzerinden 3 kat hesabıyla 78.230,16 TL telif tazminatı olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, … isimli icracı sanatçının, dava konusu “…”, “…”, “…” ve “…” adlı albümlerinin davalı tarafından piyasaya sürülmesi nedeniyle davacının miras payı ile sınırlı olmak üzere davalıya karşı talep hakkı bulunduğunun ve davacının miras payı oranın da mali hak sahibi olduğunun tespitine, davacı …’ın miras bırakanı …’ın bağlantılı hak sahipliğinden dolayı davacının mali haklarına davalı tarafından yapılan tecavüzün ref’ine, FSEK’nin 68/1. maddesi gereğince davacının miras payına göre 26.076,72 TL rayiç bedel üzerinden 3 kat hesabıyla 78.230,16 TL telif tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu rakamın 20.000 TL’lik kısmının dava konusu alacağı kısmen temlik alan …’a, kalan 58.230,16 TL’nin ise davacı …’a ödenmesine, manevi tazminat talebinin reddine, FSEK’nin 68/1. maddesine göre yapılan hesaplama sonucunda ortaya çıkan 3 kat bedel rakamının davalının elde ettiği gelirden fazla olması nedeniyle FSEK’nin 70. maddesine göre kar devri talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.09.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle taraflar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.