YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6335
KARAR NO : 2014/14889
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 03/02/2012 tarih ve 2008/188-2012/60 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/09/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin temsilcisi …’le önceden evli olduklarını, davalı şirkette %20 payının bulunduğunu, 06.02.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile dava dışı unvanlı şirkete davalı şirketin 60 hisseye karşılık ortak olmaya, ortaklıkta ilgili ana sözleşme ve diğer belgeleri imzalamaya şirketi temsilen İsmet Şimşek’i yetkilendirmeye oy birliği ile karar verildiğini, müvekkili imzasının kullanılarak kararın alındığını, bu haliyle anılan şirketin ticaret sicil gazetesinde yayımlanarak 240 payın … adına, 60 payın davalı şirket adına tescil edildiğini, ortak olmaya ilişkin kararların oy birliği ile alınacağının sabit olduğunu, yine 18.03.2002 tarihinde davalı şirket merkezinde müvekkilinin bilgisi dışında … başkanlığında toplanılarak sahte imza ile ortak olunan şirketteki davalıya ait 60 adet hissenin 59 hissesinin …’e, 1 hissesinin Ahmet Karakoyun’a müvekkili imzası taklit edilmek suretiyle devir kararı alındığını, kararların hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, hükümsüz sayılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlık konusu kararlar altındaki davacı imzasının davacı elinden çıkmayıp, hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına sahte olarak atılmış olmaları kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğunun değerlendirildiği, davacı tanıklarının beyanlarından şirket işlerine karışmadığının ortaya çıktığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.02.2002 tarihli ortak olma kararı ve 18.03.2002 tarihli hisse devri kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı temsilcisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.