Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7057 E. 2014/14807 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7057
KARAR NO : 2014/14807
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/11/2013 tarih ve 2013/297-2013/532 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan hesabından, kendisinin bilgisi ve talimatı dışında, tanımadığı üç ayrı hesaba EFT yoluyla havale yapıldığını, … 2. Noterliği’nin 13.03.2007 tarihli ihtarnamesi ile davalı bankadan, havale edilen paranın iadesi istenilmiş ise de kabul edilmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, internet ortamında hesap sahibinin bilgisi haricinde yapılan havale işlemlerinde ilgili bankanın hukuken sorumlu olacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının itirazının iptaline, % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, gizliliği temin edilmesi gereken şifrenin banka dahil olmak üzere üçüncü şahıslar tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; usulsüz işlemler ile çekilen paranın doğrudan doğruya bankanın zararı olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının devam ettiği, dava konusu olayda davacıya verilen şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle … İcra Müdürülüğünün 2007/573 esas sayılı dosayasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline takibin 5.950,00 TL alacak üzerinden takip tarihinden işleyecek reeskont faiziyle devamına, alacağın 5.950,00 TL’lik kesimi yönünden daha önce verilen karar kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 304,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.