Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7555 E. 2014/14264 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7555
KARAR NO : 2014/14264
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 25/03/2011 tarih ve 2003/564-2011/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl dava davalısı, birleşen dava davacısı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin, dava dışı temsilciliğini yaptığı yabancı mamüllerin dağıtım ve pazarlaması ile iştigal ettiğini, davalı …’in 25.06.1998 ila 25.06.2003 tarihleri arasında şirketin tek müdürü olduğunu, bu görevi sürdürürken 17.05.2002 tarihinde kurulan ortağı ve müdürlüğünü yaptığını, şirketinin kurulmasından sonra müvekkili cirosunun sıfıra düştüğünü, borçlarını ödeyemez hale geldiğini, davalının müvekkilinin pazarlamakta olduğu rünlerinin distribütörlüğünün de devrini sağladığını, davalı …’ın da müvekkilinin hem ortağı hem çalışanı iken ortak olduğunu, faaliyetlerine katıldığını, ardından diğer davalılarla birlikte ayarttığı müvekkili çalışanları ile birlikte 25.04.2003 tarihinde davacı şirketten ayrıldığını, davalı de müvekkilinin de ana kuruluşu olan Mega firmasında işçi olarak çalışırken ortak statüsünü kazandığını, kurulduğu tarihlerde pazarlama sorumlusu olduğunu, davalıların bu şekilde TTK’nın 57’nci maddesinde tarif edildiği şekliyle hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareket ederek müvekkilini zarara uğrattıklarını, rekabet yasağı, haksız rekabet yasağı ve sadakat borçlarını ihlal ettiklerini ileri sürerek davalıların müvekkiline verdikleri maddi ve manevi zararın tespitini, TTK’nın 551’inci maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkarılmalarını, şimdilik 10.000 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, 75.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınmasını, haksız rekabetlerinin önlenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı … vekili, müvekkilinin ortaktan ziyade bir satış elemanı gibi çalıştığı davacı şirket menfaati için gücünün çok üzerinde emek sarfettiğini, diğer ortaklardan şirket merkezi dışı İstanbul’da oturduğunu, sadece kar payı aldığını, rakip iki şirketin müdürlüğünü daha yaptığını, şirket kar edemeyince müvekkilinin diğer ortaklara fesih teklif ettiğini, baştan bu teklifin kabul gördüğünü, ancak resmi işlemleri yapmaya gelmediğini, davacının hiç bir zaman ürünlerinin distribütörü olmadığını, dava dışı distribütörlüğünün bu davanın konusunu teşkil etmediğini, ortaklar arasında 2001 yılının Nisan ayında güven duygusunun yok olduğunu, müvekkilinden sonra müdür olan … ve …’ı 2001 yılı Nisan ayında işten çıkardığını, sahte imzalarla kıdem tazminatının alındığına dair evrak düzenlediğini, ürünlerini satması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin ortaktan ziyade çalışan olduğunu, sadakat borcuna aykırı hareket etmediğini, ortakların fesih hususunda baştan anlaştıkları, ancak sonradan vazgeçtiğini, müvekkilinin çıkışının davacı tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … 02.07.2008 tarihli dilekçesinde ise; … ve ile birlikte 2002 yılı başında firmasının elinden almak için gizlice firmasının ileri gelenleri ile daha iyi satış yapabilecekleri konusunda görüştüklerini, İtalyan firmasının bu andan sonra şirketine de malzeme vermeye başladığını, aktarıldığını, 2005 yılında da hisselerini satın aldığını belirtmiştir.
Birleşen davada, davacı vekili uzun zamandır amacına uygun faaliyet göstermeyen davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı …’in davacı şirket ortak ve müdürü iken dava dışı kurup müdürlüğünü yaptığı, davalı …’ın da davacı personeli iken şirketine ortak olduğu kurulmasından sonra davacı şirketin satışlarının düştüğü ve zarar etmeye başladığı, bu şekilde anılan davalıların davacı şirketi haksız rekabet etmek suretiyle zarara uğrattıkları, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davalı ortakların şirketten çıkarılmaları talebinin TTK’nın 551/3’üncü maddesi karşısında kabul edilemeyeği, davalı davacı şirkette yönetici sıfatının bulunmadığı gibi dava tarihinden sonra ortak olduğu, karşı dava açısından, davacı- karşı davalı şirketin zarar etmesinde karşı davacının haksız rekabet oluşturan kendi fiillerinin etken olduğu gerekçesiyle asıl davada, davalı yönünden davanın reddine, davalılar … ve … yönünden kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar … ve …’den tahsili ile davacıya verilmesine, bu davalıların şirket ortaklığından çıkarılması talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl dava davalısı, birleşen dava davacısı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl dava davalısı, birleşen dava davacısı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl dava davalısı, birleşen dava davacısı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.